ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
BİZE BİR LİDER LAZIM / Bahadır Çoban 484 okunma - 10 Eylül 2015

Hep söyledik, yine söylüyoruz. AKP'nin terörle mücadele etmesi mümkün değildir.  Çünkü kılıç kınını kesmez. 

Kın, teröre yardım ve yataklık yapan, onu besleyip büyüten AKP'dir. Kılıç, AKP'nin bünyesinde gizlenen PKK'dır. Önceki yazılarımızdan birinde "Türk askerinin en belirgin özelliği; başındaki komutanın azminden, cesaretinden ve kararlılığından güç alarak savaşmasıdır." dedikten sonra AKP kadrolarının terörle mücadelede kifayetsiz kalacağını belirtmiştik.

Kurduğumuz bu cümle örneğine Türk tarihinde defalarca rastladığımız bir hakikatti.

Yeniçerilerin karşı çıkmasına rağmen Osmanlı Ordusuna Sina Çölü'nü geçirten dirayet Yavuz Sultan Selim'in kararlılığıydı.

53 günde bitap düşmüş ve umudunu yitirmiş bir orduya İstanbul'u fethettiren güç Fatih Sultan Mehmet'in azmiydi.

Orduları terhis edilmiş ve toprakları düşman işgaline uğramış memleketi yekvücut halinde bütünleştiren irade Mustafa Kemal'in sağduyusunda saklıydı.

Örnek verdiğimiz bu kişilerle bugün Türkiye'yi yöneten basiretsizleri karşılaştırdığımızda terörle mücadelenin neden başarıya ulaşmadığını anlamış oluyoruz.

Her şeyden önce terörle mücadele azim, sabır, moral ve cesaret isteyen bir uğraştır.  Teröristleri yıllarca arkalayan, çözüm süreci martavalıyla terör çıbanının büyümesine vesile olan AKP kadroları terörle mücadelenin ihtiyaç duyduğu kavramlardan sakıttır.

Milletvekilinden bürokratına, müdüründen müsteşarına kadar AKP'li sıfatı taşıyan bilumum isimlerin birincil görevi Recep Tayyip Erdoğan'a yardakçılık yapmaktır. Milli vazife, millet şuuru, vatan sevgisi gibi kavramlar AKP'lilerle bir anıldığında pek sırıtan kavramlar olmaktadır.

Düşünün ki Dağlıca'da 16 askerimizi şehit verdiğimiz gün AKP'li bir vekil Hürriyet Gazetesi önünde eylem yapıyor ve Recep Tayyip Erdoğan'a yaranabilmek için "1 Kasım'da ne sonuç çıkarsa çıksın seni başkan yaptıracağız" diyebilmektedir.

Bu örnek AKP'nin bütün kadrolarına sirayet eden saray soytarılığının küçük bir karesidir. AKP'liler için vatanın bölünmesi, güvenlik güçlerimizin şehit edilmesi, memleketin soyulması dert değildir. Onların yegâne tasası Recep Tayyip Erdoğan'ın gözüne girebilmek ve onun sahip olduğu sınırsız devlet imkânlarından bir nebze yararlanabilmektir.

Maalesef Türkiye'yi yönetenlerin hal-i pür melali budur.  Bu kadroların terörle mücadele etmesini beklemek, en iyimser tabirle söylüyorum, geri zekâlılıktır. Askerleri kumpas davalarıyla sindiren, polisi paralel avcılığıyla dağıtan, yargıyı arka bahçesine çeviren, milleti 36'ya bölüp bölücü teröristlere her türlü kolaylığı tanıyan AKP Türk milletinin hiçbir ferdine moral ve motivasyon sağlayamaz.

Bu moral ve motivasyon eksikliğiyle de terörü bitirebilmek mümkün değildir.

Bakın Türklüğün lideri yine çok doğru bir tespit yaptı ve dedi ki: "Terörle mücadelede yürekli, milli, atılgan, kararlı ve donanımlı kadrolar gecikmeksizin göreve getirilmelidir."

Bu tespit çok önemlidir. Asker, polis, jandarma ve korucu gibi terörle mücadelenin saha elemanları yürekli, milli, atılgan, kararlı ve donanımlı devlet kadrolarından gelecek mücadele ışığına hasrettir.

Fakat ampulü patlak AKP mücadele ışığı vermek şöyle dursun, gözleri kör ve bedeni sarhoş olmuş biçimde memleketi sağa sola savurmaktadır. 

Recep Tayyip Erdoğan her gün yeni bir itirafta bulunarak çözüm sürecinin hata olduğunu, PKK'nın bu süreçten faydalanarak ülkeyi silah ve patlayıcı deposuna çevirdiğini söylemektedir.

O halde çözüm sürecinin baş mimarı olmakla övünen Recep Tayyip Erdoğan Türkiye'nin hengâmeye çevrilmesinin baş sorumlusu olduğunu da itiraf edebilmelidir.

Serok Ahmet ise Dağlıca'da vatan evlatları katledilirken stadyumda sırıtmakta, ertesi gün çıkıp timsah gözyaşlarıyla hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. Bize göre Başbakan sıfatı taşıyan birisinin yersiz ve haddinden fazla gülmesi ne kadar yanlışsa milletin huzurundayken acz içinde zırlaması da o kadar yanlıştır.

Bu tarz davranışlar milletin moral gücünü zayıflatan ciddiyetsiz hareketlerdir. 

Bize millet kan ağlarken gülmeyen, içi kan ağlasa da vakur duruşunu bozmayan ciddi bir lider lazımdır. 

Bize terörle mücadelede millete ve güvenlik güçlerimize ruh aşılayabilecek, metanetinden kimsenin şüphe etmediği bir lider lazımdır.

Bize Kandil'i yerle bir edecek, teröriste dünyayı dar edecek, teröristle çarpışan vatan evlatlarına kol kanat gerecek bir lider lazımdır.

Şüphesiz ki bu liderin kim ve nerede olduğu gencinden yaşlısına bütün Türk milletinin malumudur. O halde Türklüğün liderini devletin başına getirmek, her bir Türk evladının milli şiarı ve görevi olmalıdır.

Makaleyi Hemen Yorumla