ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KARARLILIK, SAMİMİYET, KALKINMA, UMUT VE ADALET… / Burak Özcan 472 okunma - 06 Ekim 2015

Partiler seçim beyannamelerini açıkladılar.

AKP’nin beyannamesine yapacağım ilk yorum “hayal ürünü” olduğu şeklindedir.

“Kaynağı nerden bulacaklar” sorusu aklıma gelen ilk sorudur.

***

Aynen AKP’nin 7 Haziran öncesi MHP’nin vaatlerine karşın söylediği söylemler gibi…

Dünya demokrasi tarihine geçecek bir beyanname bence AKP’nin ki…

Dün kendi karaladıklarını bugün kendi beyannamelerine koymaları açısından…

***

Bu da dün dediğini yalanlamanın yeni bir versiyonu olsa gelsek.

1 Kasım güncellemesi olarak halkımızın beğenilerine sunuldu.

Kandırabildikleri kadarı mührü vuracak 1 Kasım’da AKP’ye…

***

Dün dediğini yalanlamak AKP’nin kronik ruhsal hastalığıdır.

Tıpkı her seçim öncesi milliyetçi role bürünmeleri gibi…

Bugün milliyetçi role bürünmenin fazlasını yaparak geçmişte gerçekleşmesi mümkün değil dediklerini de kendileri vaat ediyorlar.

***

Ama tabii ki aynı milliyetçilik rolü gibi Türkiye’nin huzurlu ve güvenli geleceğini tesis edecek vaatler AKP’nin üstünde eğrelti durdu.

Çözüm süreci buzdolabında, başkanlık hevesi beyannamede başköşede dururken AKP’nin samimi görüntü vermesi mümkün değildir.

Dün milletimizi kandırma başarısını göstermiş olabilirler, hem 7 Haziran sonuçları hem de 7 Haziran sonrası tablo göstermektedir ki AKP artık inandırıcılığını kaybetmiştir.

***

1 Kasım seçimlerine sadece 26 gün kaldı.

Türkiye karar arifesindeyken milli birlik ve beraberliğimizi tehdit eden karanlık bir tünelden geçmektedir.

Türkiye terör olayları nedeniyle toplumsal huzuru giderek bozulan, ekonomisi alarm veren, dış politikada giderek yalnızlaşan bir görüntüdedir.

***

AKP 13 yıldır iktidar yetkisinin kendinde olduğu unuturcasına güvenli bir yaşam ortamını yeniden inşa edeceğim diyerek yaşanan her türlü sorunun altında imzasının bulunduğunu itiraf ederken Türk milleti niye kendini yönetme yetkisini AKP’ye versin?

13 yıldır ülkeyi yöneten AKP iktidarının içte ve dışta yaşanan gelişmeleri doğru okuyamamasının bugün yaşanan sorunların ana temelini oluşturduğu açıktır.

Türkiye artık 13 yıldır süren boş laf ve hamasete son vermelidir.

***

Klişelere, sloganlara, içi boş vaatlere prim vermekten vazgeçilmelidir.

Türkiye’nin kaybedecek bir dakikası bile kalmamıştır.

Huzurlu ve güvenli bir gelecek isteniliyorsa dün söylediğini bugün kendi yalanlayan kişilere güvenmek yerine, ne olursa olsun dediğin arkasında duran isimlere güvenmek ve geleceğini emanet etmek zorundadır, bu gerçeğin işaret ettiği tek adres MHP kadrolarıdır.

***

MHP’nin beyannamesinde terörle mücadelede kararlılık vardır.

Birileri gibi çözüm adı verilen ihanetleri buzdolabında tutup…

Pazarlık kapılarını açık bırakmak yoktur.

***

MHP’nin beyannamesinde yolsuzluklarla mücadelede samimiyet vardır.

Birileri gibi halkın aşina olmadığı kelimelerle laf ebeliği yapıp…

Yolsuzu, rüşvetçiyi kayırma, kollama yoktur.

***

MHP’nin beyannamesinde tek tek kaynakları belirtilen ekonomik kalkınma vardır.

Birileri gibi dün hayal ürünü, kaynak bulamazlar diye karalayıp…

Bugün beyannamesine koyduğu vaatleri yoktur.

***

MHP’nin beyannamesinde dik baş, tok karın; gence yaşlıya, memura emekliye, işçiye çiftçiye, işsize ev hanımına umutvardır.

Birileri gibi insanımızı makarnaya mahkum edip…

Sadaka vaatlerle kandırır mıyım hesabı yoktur.

***

MHP’nin beyannamesinde herkes için adalet vardır.

Birileri gibi yasa tanımayıp…

Hukukun üstünlüğünü savunmak yoktur.

***

Kararlılık, samimiyet, kalkınma, umut ve adalet…

Kısaca MHP’nin beyannamesinde tüm Türkiye’nin siyasetten bekledikleri vardır, 7’den 70’e herkes için huzurlu ve güvenli gelecek vardır.

Birileri gibi Türk’ün adını Anadolu’dan kazıma hevesi yoktur.

Makaleyi Hemen Yorumla