ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ZAFER İŞLEYEN İLE SÖYLEŞİ / Burak Özcan 1188 okunma - 21 Ekim 2015

-Zafer Bey söyleşimize her ülkücünün dinlediğinde hüzünlendiği albümünüz “Sızı”nın hikayesini dinleyerek başlamak istiyorum.

“Sızı” 1992 yılında rahmetli şehidimiz Halil Esendağ’ a yapmış olduğum bir ağıtla başladı. Yıllar içerisinde birçok ülkücü şehidimiz için bestelediğim ağıtlar çoğalınca bunların hepsini bir albümde toplama fikri oluştu. Bu kutlu davaya can vererek can katmışların hüzünlü, bir o kadar da yiğitçe ve onurluca hikayelerini, müzik vasıtasıyla, bilenlerin yeniden hatırlaması, bilmeyenlerin de yeniden öğrenmesi adına elimden geldiğince bir vefa çalışmasıdır.

-Albümünüzde besteniz olan ağıtları seslendirirken tek değilsiniz. Sizin haricinizdeki 10 isimle birlikte hareket etme kararını nasıl aldınız?

Ülkücü Hareketimiz birbirinden değerli birçok sanatçı yetiştirdi. Hepsi ayrı bir değer olan sanatçılarımızla birlikte olmanın böylesi bir çalışmada daha da anlamlı olacağını düşündüğümden böyle bir karar aldık. Bu kararımı bildirdiğim sanatçılarımız hiç düşünmeden, eseri  daha duymadan kabul ettiler. Sanatçı büyüklerim, arkadaşlarım ve kardeşlerime çok teşekkür ediyorum.

-Ülkücü sanatçılar eserleriyle yaklaşık bin yıldır Anadolu’da var olan Türklüğü temsil etmelerine rağmen medyada yeterince yer alamamakta. Ülkücü sanatçılara medyanın bir ambargosunun olduğunu düşünüyor musunuz?

Sizinde bahsettiğiniz gibi bizler o kültürel ve sosyolojik  değerlerimizi bir yerlere taşıma iddiasıyla müzik yapıyoruz. Medya maalesef bu durumda olmadığı için düz mantıkla bizlerde yer bulamıyoruz. Fakat buradan Bengü Türk’ümüzü ve diğer yayın organlarımızı istisna tutuyorum.

-Gelecekte hayata geçirmeyi düşündüğünüz bizler aracılığıyla hayranlarınıza duyurmak istediğiniz projeleriniz var mı?

Evet proje anlamında Atatürk ve vatan sevgisi konulu özellikle de unutturulmaya çalışılan 29 Ekim, 23 Nisan, 19 Mayıs ve 30 Ağustos gibi önemli günleri konu edindiğim yeni bir çalışmaya başladım diyebilirim. Ayrıca çocuklarımıza yalan söylememe, trafik kuralları, temizlik alışkanlığı, hayvan sevgisi, doğru beslenme ve benzeri konuları işlediğim değerler eğitimi ile ilgili bir çalışmam olacak. Ayrıca kendi solo albümlerimi yapmaya devam edeceğim inşallah.

-Gelecek konusu açılmışken, bu sorumu eğitimci kimliğinizle cevaplandırmanızı istiyorum, Türk gençliğinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Ben son derece umutluyum. Cumhuriyet değerlerini özümsemiş, bilgili, kültürlü, dünyada ne olup bittiğinin farkında, öğrenmeye açık bence çok iyi bir gençliğimiz var. Eğitim sistemimiz onların bildiklerinin ve hayal güçlerinin çok altında bu da çok üzücü. İnşallah her şey gibi bu konuda Milliyetçi Hareketin iktidara gelmesiyle kolayca çözülebilecek bir sorun diye düşünüyorum.

-Bizleri kırmayarak gerçekleştirdiğiniz söyleşi için teşekkür eder, sanat hayatınızda başarılar dilerim. Kutlu Sesleniş Dergisi okuyucularına bizler aracılığıyla iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa onunla bitirelim.

Bildiklerini söyleme ve milletiyle paylaşma konusunda ki cesareti ile heyecanla okuduğum Kutlu Sesleniş Dergimize, böylesine güzel bir söyleşiyi yapma fırsatı verdikleri için çok teşekkür ediyorum.

Makaleyi Hemen Yorumla