ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
Suriye'ye Ne İçin Askeri Müdahalede Bulunulacak? / İsmail Özdemir 541 okunma - 20 Kasım 2015

Türkiye Suriye'de yaşanan krizin tam orta yerine sokulmak üzere.

Bir başka deyişle Suriye'de yaşananlar karşısında 2011 yılından bu yana Türkiye'ye sürekli kayıplar yaşatan AKP, anlaşılan o ki şimdi bunu daha da artırmak istiyor!

Hiçbir öngörüsü tutmayan, hiçbir planı hayata geçmeyen, hiçbir duruşu ne Suriye krizine taraf olan devletler, nede bölgede yer alan diğer terör grupları nazarınca dikkate alınmayanlar başkalarının planı için Türk Milleti'nin kınalı kuzularını kurban etmek istiyor.

2002 yılından bu yana Kürt devletinin kurulması için uğraş veren, ABD'nin bölgesel projelerinde "eşbaşkanlık" yaptığını açıkça söylemekten geri durmayan AKP'nin, Mehmetçiği Suriye'ye sokmasına gerekçe gösterdiği konu ise Suriye'nin kuzeyinde PKK-PYD'nin Akdeniz'e uzanan bir devlet kurması!

İyi de aynı PYD, Türkiye sınırı boyunca peş peşe kantonlar ilan edip sözde özerklik ilanında bulunurken neden tek bir iktidar yetkilisinin sesi dahi çıkmıyordu?

PYD'nin tepesindeki isim olan Salih Müslim nasıl olup da Dış İşleri Bakanlığında ağırlanabilmişti?

Türkiye'de Ahmet Davutoğlu'nun başında olduğu Dış İşleri Bakanlığı ile görüşen Salih Müslim neye dayanarak Suriye'ye döndükten hemen sonra "Görüşmelerimiz çok olumlu geçti, Kürdistan'ı beraber kuracağız" diyebilmişti?

Mesela Barzani'nin ağır silahlar, roketler ve toplarla ABD tarafından donatılan peşmergelerini, sözde Kürdistan paçavralarıyla Türkiye'den geçiren AKP değil miydi?

Ayn El Arap düştü düşecek diyerek ABD'ye mesaj yollayan ve ABD'nin kargo uçaklarına Türk hava sahasını açarak ABD'ye ait büyük kargo uçaklarının PYD'ye havadan silah yardımı yapmasına yardım eden de AKP idi.

* * *

Şimdi aynı AKP kalkmış, ne kadar yandaş medyası köşe yazarı varsa hep bir ağızdan çıkıp, Mehmetçiğin Suriye'ye PYD'nin ilerleyişini durdurmak için gireceğini iddia ediyorlar.

Kan deryasına dönmüş Ortadoğu'da olup biten ne varsa hepsinde dâhili ve parmağı bulunan AKP'nin PYD'nin Akdeniz'e uzanacak koridoru engellemek için gireceği iddiasında bulunmaları komediden başka bir şey değildir.

Sözde Kürt devletini kurmak için AKP'den daha istekli, daha girişken ve daha "sorumluluk sahibi" olan başka kim vardır?

Çözüm diyerek sınırlarımızın içerisini PKK bomba ve silahlarla doldururken sesleri çıkmayanlar, bu kez şimdiye kadar baş tacı ettikleri PKK'nın Suriye uzantısı olan PYD'ye zarar gelsin istemezler!

ABD'nin "22 İslam ülkesinin sınırlarını ve rejimlerini değiştireceğiz, bu yüz yılın haçlı seferidir" diyerek tedavüle koyduğu Büyük Ortadoğu Projesi'nde taşeronluk görevi görenler, siyasi çıkarları uğruna "yan gelip yatma yeri değildir" dedikleri askerlik müessesini sıcak çöllerde açık hedef haline getirmek üzereler.

Sadece bu kadar mı?

ABD'nin her geçen gün İncirlik üssüne savaş uçağı ve silah yığmasına ses çıkarmayanlar da bunlar değil mi?

Dahası ABD yönetimi Türkiye'ye gönderdiği savaş uçaklarının "Türk hükümetinin talebi doğrultusunda, Türk hava sahasını korumak için gönderildiğini" söylemediler mi?

Şayet Türk hava sahası ABD'nin koruması altına alacak kadar rezil bir halde ise, kendisini koruyamayan bir ülkenin sınır dışına operasyon yapması kadar akıl ve mantık dışı bir şey olabilir mi?

Hava sahasını koruyamadığı öne sürülen Türkiye'nin kara sahasını da koruyabildiğini bu şartlar altında kim öne sürebilir?

Acaba yarın buna benzer söylemlerle topraklarımıza kara birlikleri altında ABD yada başka ülkenin askerlerinin gelmesi de plan dahilinde midir?

* * *

Sorular ve sorunlar bununla da sınırlı değildir.

Ülkemizin getirildiği hale dikkat ediniz; savunmasız bir konumda bulunduğumuzu üçüncü taraflar açıkça duyururken, yeni ve sonu belirsiz maceralara sürüklenmenin Türkiye açısından oluşacak tehdidin hangi boyutlara varacağı acaba hesap edilmiş midir?

Türkiye elbet ki sınırlarının yanı başında oluşturulmak istenilen PKK devletçiğine müsaade etmemelidir.

Ne var ki bu AKP'nin yapabileceği, üstesinden gelebileceği bir mesele değildir.

Zira varlığını Ortadoğu'nun değiştirilmesi, dönüştürülmesi ve sözde Kürt devletinin kurulması sürecine adayanlar Suriye'de PKK'nın devlet kurmasına, ortada tümüyle açık halde duran sabıkaları nedeniyle karşı duramazlar.

ABD istemediği için G20 toplantısının hemen öncesinde hava savunma ihalesini iptal edenler, ABD neyi istiyorsa onu yapmakla mesul haldedir demektir.

G20 toplantısında Obama'nın "Çözüm sürecinin yeniden canlandırılması, Suriye'deki sorunların çözümüne olumlu katkı sağlayacaktır" sözünü de tabii ki talimat olarak kabul edeceklerdir!

ABD'nin Türkiye ile beraber Suriye'ye yönelik harekat yapacağını duyuran John Kerry'nin "Türkiye ile Suriye'nin kuzeyini güvenli hale getireceğiz" dediği alanın sadece 98 km'lik bölgeyi kapsamadığı anlamının ortada olduğu anlaşılmamışsa, Türkiye'nin nasıl kurban edilmeye çalışıldığı görülemez.

Olan bitenin özeti: ABD'nin kimi zaman silah ve mühimmat yardımı yaptığı, kimi zaman havadan açıkça koruma ve destek sağladığı, kimi zamansa "askeri danışman" adı altında açıktan katkıda bulunmak için asker yolladığı PYD'nin varlığına ve kontrol sahasına Türkiye'nin razı edilmesi olduğudur.

Makaleyi Hemen Yorumla