ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
KAHPE BİZANS 2002'DE DİRİLDİ / Bahadır Çoban 616 okunma - 25 Aralık 2015

1856 Paris Antlaşmasının maddelerinden birisi Osmanlı İmparatorluğu'nun Avrupalı sayılacağını söylüyordu.

Hasta adam yorgun ve çaresizdi. Artık harp meydanında savaş kazansa bile masa üzerinde mağlup muamelesi görüyordu. Bu bunalımdan sıyrılmanın yolunu Avrupalılaşmakta arıyor ve bu sayede vadesi dolmaya yaklaşan ömrünü uzatabileceğini düşünüyordu.

***

Aslında temel sorun Osmanlı'nın Avrupa'daki 800 yıllık Türk imajını algılayamamasıydı. 1048'den itibaren Anadolu'yu yurt tutmaya başlayan Türkler Avrupalılara göre tek bir anlam ifade ediyordu: Barbarlar!

Tabi ki Avrupa'nın Haçlı sancağı altında Anadolu'ya akın üstüne akınlar düzenlemesini yalın bir Barbarlık nefretiyle açıklayamayız. 

***

Türkler Anadolu topraklarını Bizans'ın elinden alarak Avrupa'nın güvenlik bendini ortadan kaldırmıştı.  Zira Anadolu toprakları uzun bir zamandır Avrupa'nın doğu menşeili tehditlere karşı sınır güvenliğinin başladığı noktaydı. 

Bizans'ın haritadan silinmesiyle Avrupa yüzyıllarca sürecek bir kabusla baş başa kaldı ve Türkleri Anadolu'dan atarak Bizans'ı yeniden diriltmenin yollarını aradı. 18. Yüzyılın sonlarında Avusturya ve Rusya tarafından gündeme getirilen Grek projesi başarıya ulaşsaydı 2.Katerina'nın torunu Bizans İmparatoru olarak İstanbul'a gönderilecekti.

***

Planlar, savaşlar, ittifaklar Türk'ü Anadolu'dan silip atmaya yetmedi ama Avrupa'nın Bizans'ı yaratma hayalleri de bitmedi. Haddizatında Avrupa'nın asıl amacı Anadolu coğrafyasında Batı çıkarlarına hizmet edecek ve Batı'ya yönelen tehditlere set olacak bir fedai yaratmaktı.

Nihayetinde Bizans'ın yıkılışından tam 549 yıl sonra Batılı güçlerin bu planı AKP adıyla devreye sokuldu. Yunanlıların meşhur Megalo İdea'sı şeklen ve ismen hayat bulmadı belki ama AKP Bizans'ın ruhuna rahmet okutan bir vizyonla Batı'nın hizmetkarlığına soyundu.

AKP iktidara geldiği günden beri Ortadoğu coğrafyasında Batılı güçlerin mayın eşekliğini yürütürken, ülkelerin iç işlerine Avrupalı devletler namına müdahil olurken, harabeye dönen ülkelerden türeyen terör örgütleri Türkiye'nin sınırlarında kol geziyor, fırsat buldukça da Türkiye topraklarında terör eylemleri düzenliyor.  Bizans'ın Avrupa'ya kalkan olma görevini artık AKP hükümeti icra ediyor.

***

AKP'nin Ortadoğu'daki düşmanları İran ve Suriye, müttefikleri İsrail ve ABD…  Müslümanlık satarak iktidar elde eden bir hükümet, Müslüman ülkelere karşı Hristiyan ve Yahudilerle ittifak kuruyor. 

 "Bizans AKP'den daha milli" dedikten sonra AKP'ye transfer olan Tuğrul T. bu sözünde haklıydı. Çünkü Bizans konjonktürel fırsatları ve Anadolu'nun jeopolitik konumunu iyi değerlendiriyor, Avrupa'yı kendisine yardım etmeye zorluyordu. 1453'e kadar gerçekleşen Haçlı seferlerinin azmettiricisi Bizans'tı.

***

AKP ise hiçbir fırsatı faydaya çeviremediği gibi Türkiye coğrafyasının Avrupa ve Dünya jeopolitiğinde sağladığı avantajları dezavantaja döndürmekte maharet sergiliyor. En yakın örneğiyle Avrupa'yı tedirgin eden mülteci krizi birkaç kuru vaat uğruna Türkiye aleyhine sonuçlandı.

AKP hiçbir uluslar arası platformda Türkiye'nin haklarını ve Türk milletinin çıkarlarını gözetemedi. Zikzaklı dış politika ise düşen Rus uçağıyla birlikte Davutoğlu'nun stratejik derinliğine gömüldü. AKP'lilerin çok güvendiği NATO savaşın eşiğine gelen Türk-Rus geriliminde Türkiye'yi kendi başına bıraktı. 

Uçak krizinde umduğu desteği göremeyen AKP "Yarın olsa yine düşürürüz" diye diklenirken,  "Rus uçağı olduğunu bilseydik durum farklı olurdu" açıklamasını yaparak geri adım attı.

***

Meğer milyonlarca dolara ve düş kırıklıklarına mal olan dış dengelerin ömrü bir savaş uçağının motor ömrü kadarmış. AKP Rus uçağı düşürüldükten sonra çok övündüğü şerefli yalnızlığı tadamadan kendisini önce Barzani'nin sonra Netanyahu'nun kucağına bıraktı.

Barzani zaten böyle bir fırsatı kolluyordu. Türkiye'ye gelir gelmez MİT binasına uğrayarak sır küpüyle görüşme yapması tevekkeli değildi. Bu görüşmeden bir süre sonra bağımsız Kürt devletini ilan etmek için referandum çalışmalarına başlaması Barzani'nin Türkiye ziyaretindeki şüpheleri ortadan kaldırdı.  

Şimdi sırada İsrail var. "Katil İsrail" söyleminden "İsrail Devleti dostumuzdur" aşamasına geçilmesi AKP'nin dışarıdan destek görmeden ayakta kalamayacağını ispatlıyor. 

Böyle bir acziyet değil Bizans'ta, Afrika ücralarındaki kabile devletlerinde bile görülmemiştir. . .

Makaleyi Hemen Yorumla