ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
MİMAR SİNAN'DAN 500 YIL SONRASINA MEKTUP / Burak Özcan 633 okunma - 02 Ocak 2016

“Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebaşı Camii’nin 1990’lı yıllarda devam eden restorasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı TV’de şöyle anlatmıştı.

Cami bahçesini çevreleyen havale duvarında bulunan kapıların üzerindeki kemerleri oluşturan taşlarda yer yer çürümeler vardı. Restorasyon programında bu kemerlerin yenilenmesi de yer alıyordu.

Biz inşaat fakültesinde teorik olarak kemerlerin nasıl inşa edildiğini öğrenmiştik, fakat taş kemer inşası ile ilgili pratiğimiz yoktu. Kemerleri nasıl restore edeceğimiz konusunda ustalarla toplantı yaptık.

Sonuç olarak kemeri alttan yalayan bir tahta kalıp çakacaktık. Daha sonra kemeri yavaş yavaş söküp yapım teknikleri ile notlar alacaktık ve yeniden yaparken bu notlardan faydalanacaktık. Kalıbı yaptık. Sökmeye kemerin kilit taşından başladık.

Taşı yerinden çıkardığımızda hayretle iki taşın birleşme noktasında olan silindirik bir boşluğa yerleştirilmiş bir cam şişeye rastladık. Şişenin içinde dürülmüş beyaz kağıt vardı.

Şişeyi açıp kağıda baktık. Osmanlıca bir şeyler yazıyordu. Hemen bir uzman bulup okuttuk.

Bu bir mektup idi ve Mimar Sinan tarafından yazılmıştı.

Şunları söylüyordu: Bu kemeri oluşturan taşların ömrü yaklaşık 400 senedir. Bu müddet zarfında bu taşlar çürümüş olacağından siz bu kemeri yenilemek isteyeceksiniz. Büyük ihtimalle yapı teknikleri de değişeceğinden bu kemeri nasıl yeniden inşa edeceğinizi bilemeyeceksiniz. İşte bu mektubu ben size bu kemeri nasıl inşa edeceğinizi anlatmak için yazıyorum.”

***

Gebze’deki Mimar Sinan eseri beş asırlık tarihi Çoban Mustafa Paşa Camii’nin duvarına mermer kaplanıp üzerine pisuvar monte edildiğini okuduğum haberden sonra aklıma bu 400 yıllık mektup meselesi geldi.

Gerçi Mimar Sinan’ın 400 yıl sonrasını görüp mektup bıraktığının gerçek olduğunu iddia eden de var, bu olayın sadece insanlara sorumluluk duygusu aşılamak için türetilmiş bir efsane olduğunu iddia eden de var.

***

Hatta bu caminin Mimar Sinan’ın eserleri arasında sayılmasını sağlayan çok önemli kaynaklar olduğunu ifade edenlerin olduğu gibi tam tersini ifade eden kaynakların olduğunu söyleyenlerde var.

***

Biz tüm varsayımları bir kenara bırakıp Mimar Sinan’ın 400 yıllık mektubunun gerçek, Çoban Mustafa Paşa Camii’nde onun eseri olduğunu kabul edip kendi kendimize bir soru sorarsak…

Acaba inşa ettiği cami’deki kemerlerinin 400 yıl sonra çürüyeceğini tahmin edip restorasyonun nasıl yapılması gerektiği hakkında geleceğe mektup yazan Koca Sinan’ın aklına, inşa ettiği başka bir caminin restorasyonunda duvarlara mermer kaplanıp üzerine pisuvar monte edilerek tarihi dokunun katledilebileceği gelseydi yazacağı mektubun içeriği nasıl olurdu?

***

Saçma bir soru olmuş yönünde eleştiriler varsa kabul edebilirim.

Nerden bilsin değil mi, bir gün mücahitlerin müteahhit olacağını…

Makaleyi Hemen Yorumla