ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
PROJELERİN PROJESİ / Kadir Yıldız 362 okunma - 08 Şubat 2016

7 Haziran seçimleri AKP nezdinde hüsrana neden oldu.

Tek başına iktidarın elden gitmesi, milliyetçi oyların yenilenen bir seçimle AKP'ye kanalize edilmesini gerektiriyordu. Bunun sağlanması için de her yol denendi. AKP tarafından, MHP'ye "Koalisyon kurmak istemeyen hayırcı parti" damgası vuruldu. CHP tarafından, "Meclis başkanlığında AKP'ye destek veren parti" söylemi yakıştırıldı. 

***

1 Kasım seçimlerinde AKP'nin "MHP'siz meclis" senaryoları tutmayınca MHP içerisinde uç veren isimlerin palazlandırılma çalışmaları başladı. Bunlardan biri zaten hazırdı ve 2 Kasım itibariyle onun partiden ihraç talebinin reddi sağlandı. Diğeri ise AKP'nin kuruluş aşamasında yer alan ve erdemliler hareketinin içinde bulunmuş bir isimdi. Bir diğeri ise rüzgârın oğlu… Onun aday olması için rüzgâr görmesi yeterdi… Amaçlanan parti içi çekişmenin ayakları oluştuğuna göre artık Başkanlık sistemini getirme senaryoları el altından devreye sokulabilirdi. Çünkü buna engel olacak MHP kendi iç meseleleriyle meşgul olacaktı…

***

Gayrı resmi olarak 7 Haziran seçimlerinden önce, resmi olarak ise 1 Kasım seçimlerinden sonra işleme konulan bu projeye ön ayak olan üç mucit, ortak bir metinle imza toplamak için telefonlara sarıldılar.

"Oyumuz en az yüzde 30."

"Başbakan Olacağım."

"Demokrasi gelecek."

Ayrı telden çaldıkları üç tiz ses ile Ülkücü hareketi bölmeyi amaçladılar.

***

Bu mucitlerin milletvekili olduğu dönemde MHP'nin oy oranı yüzde 30 değildi, ama milletvekillikleri demek ki bunu görmelerine engel oluyordu.

Bu mucitlerin milletvekili olduğu dönemde parti içi demokrasi vardı, ama milletvekillikleri düşünce parti bir anda demokrasiden uzaklaştı.

Bu mucitlerin milletvekili olduğu dönemde MHP iktidarda değildi ve Başbakan düzeyinde temsil edilmiyordu, ama milletvekili olmaları demek ki bunu görmelerine engel oluyordu.

***

Ne zaman milletvekillikleri ellerinden gitti, o zaman gözleri açılmaya başladı.  Mucitlerden birisi Merkez Parti üst kurul delegesine fısıldadı, bir diğeri de elindeki sufleyle 5. Partinin taşlarını döşemek için kolları sıvadı. 

Diğer garibim de bunların trenine binerek Don Kişot olmaya karar verdi… Yel değirmeni bulamadı ama rüzgar gülleriyle yetindi…

***

Rüzgarı arkasına alan bu üç mucit kendilerinin ifadelerine göre 543 imza topladı.

Projenin hayat bulması için "gerekenin üzerinde imza topladık" dediler. Genel Merkezin projeyi kabul etmemesi halinde mahkemeye gideceklerini ifade ettiler. Genel Merkez de "Bu proje ülkücü hareketin damarlarında yaşam bulmaz" diyerek geri çevirdi.

Bu proje daha önce de denenmiş ama ülkücü hareketin göğsünde parçalanmıştı…

"Bu projeyi şimdi daha da geliştirdik, ne olur kabul edin" dediler… Kabul görmedi!

***

Topladıkları imzalarla beraber mahkemenin yolunu tuttular.

"Bizim projemizi kabul etmiyorlar, biz size bu işten anlayan 3 asil 1 yedek isim verelim onlar değerlendirsin" dediler.

Mahkeme çıkışı üç mucidin avukatları öyle bir poz verdiler ki, sanırsınız Ay'a ilk ayak basan bunlardı…

***

MHP; ülkeyi bölünme sürecine taşıyanları, binlerce şehidin gelmesine sebep olanları ve onların "analar ağlamayacak" diyerek pazarladıkları sözde çözüm süreci projesini mahkemeye taşıdı, bunlar ise MHP'yi…

İnsan, "Siz kimin projesisiniz?" diye sormadan edemiyor!

***

Bu üç mucidin hazırladıkları proje için bu kadar aceleci davranmalarının bir sebebi olmalı… Bu acele "Hazır AKP içindeki aile dostları kazan kaldırmışken, bir taraftan da biz MHP'de kazan kaynatır, nihayetinde ise oturur aynı sofrada yeriz" düşüncesinden dolayı mıdır bilinmez. 

***

Her neyse…

Bu projeye öncülük edenler mahkemenin yolunu tutacaklarına ellerindeki imzaları da alıp TÜBİTAK'a başvursalardı, "projelerin projesi" dalında yılın projesi seçilirlerdi…

Makaleyi Hemen Yorumla