ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
TAKDİRE ŞAYAN AHMAKLIK / Bahadır Çoban 411 okunma - 08 Şubat 2016

Eskiden kurmalı oyuncaklar vardı. Arkasındaki mekanizmayı kurduğumuzda oyuncak sabit bir takım hareketleri tekrarlardı. Kimse hareketleri belli olan bu oyuncaklardan farklı atraksiyonlar yapmasını beklemezdi. 

O halde her seçimde tekrar tekrar kurduğunuz; çapı, hareket kabiliyeti ve yapay zekâsı sınırlı olan AKP'den farklı şeyler beklemeyeceksiniz.

Şunu bilin ki; Davutoğlu'nun açıkladığı "Terörle Mücadelede Kardeşlik Buluşmaları" PKK ile Çözüm Süreci'nde kurulan ihanet bağının güçlendirilmesinden başka bir anlam ifade etmeyecek. 

Adı ne olursa olsun; Kürt Açılımı, Çözüm Süreci isterse de son değişikliğiyle Kardeşlik Buluşmaları…

İhanetin adını değiştirmek yol açtığı yıkımı değiştirmeye yetmeyecek.

***

Her güne şehit haberiyle uyanmamız AKP'nin Kürt Açılımı sürecinde PKK'ya tanıdığı alan ve güç hâkimiyetinden kaynaklanıyordu. Bunu kendi ağızlarından defalarca itiraf ederek "Çözüm Süreci'nde PKK şehirleri bombalarla doldurdu" demişlerdi. 

Şimdi 10 madde halinde yeniden devreye sokulan süreç PKK'ya yeni alanlar açarak teröristlerin silaha daha sıkı sarılmasını teşvik edecek bir teslimiyetin işareti olmuştur. Zira terörle mücadelede ne tank, ne top ne de uçakla saylayamayacağınız başarıyı psikolojik üstünlükle sağlarsınız. AKP teröristlere yeni bir barış sürecinin kapısını aralayarak PKK'ya karşı kahramanca mücadele veren güvenlik güçlerimizin kazandığı psikolojik üstünlüğü hibe etmiştir.

Peki, bu proje neden 9 veya 11 değil de 10 maddeden oluşuyor?

10 sayısındaki sihir, mucize nereden geliyor?

10 madde deyince aklımıza ilk gelen; AKP'nin PKK ile Dolmabahçe'de mutabakata vardığı 10 maddelik anlaşma metnidir.  Bu benzerliğe "Tesadüfün böylesi" mi diyeceğiz yoksa kafamızı kumdan çıkarıp oynanan ihanetin farkına mı varacağız?

***

Atatürk ve arkadaşları Türkiye Cumhuriyeti'ni kurduklarında başkent olarak İstanbul yerine Ankara'yı tercih ederken Osmanlı Devleti'nden farklı bir rotada ilerleyeceklerinin mesajını veriyordu.  Öyleyse Davutoğlu teröristbaşının deklarasyonunu hatırlatan 10 maddeyi ilan ederek nasıl bir mesaj veriyor?

Demek ki "Yeni süreçte Öcalan olmalıdır, olacaktır" diyen Bülent Arınç'ın bu özgüvenli ifadeleri kaynağını Davutoğlu'nun "Kardeşlik Buluşmaları" projesinden alıyordu.  Demek ki çözüm ihanetindeki İmralı-Kandil-Oslo buluşmalarına iadeyi ziyaret yaparcasına AKP ve Öcalan "Kardeşlik Buluşmaları"yla bol bol bir araya gelecek, AKP'deki Öcalan soytarıları geçmişte olduğu gibi İmralı canisine övgü yağdırmaya devam edecek.

Zaten Davutoğlu'nun 10 maddesiyle Öcalan'ın 10 maddesini karşılaştırdığımızda anahtar kelimelerdeki ortak dil açığa çıkıyor. "Demokratik reform, Kamu düzeni, Milli birlik ve kardeşlik projesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi" gibi maddeler Öcalan ve Davutoğlu'nun müşterek dilini yansıtıyor.

***

Bu noktada ünlü bir bilim adamı olan Albert Einstein'ın tarihe geçen şu ifadesini hatırlatmakta fayda var: 

"Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır." diyor Albert Einstein. 

Ancak ben ne Davutoğlu'na ne de AKP'li yöneticilere "aptal" demiyorum. Bilakis gayet ihtiraslı bir biçimde İmralı canisini kanaat önderi pozisyonuna sokmaya çalıştıklarını söylüyorum.

Burada aptal yerine konulan birileri varsa Türk milletidir.  Kaldı ki "Kürt açılımı PKK tarafından istismar edildi" dedikten sonra yeni bir açılım süreci başlattığınızda millete yaptığınız muamele aptallıktan da ağır anlamlar ifade ediyor.

Hakaret pastasından aslan payını alanlar ise "Milliyetçilik AKP'de olur" algısına yenik düşerek 1 Kasım seçimlerinde AKP'ye oy verenlerdir. Davutoğlu onlar için özel bir hakaret alanı açarak "parçalayıcı olan ulusçuluk…" gibi bir cümle kullandı.

Oysa şundan birkaç ay öncesine kadar miting meydanlarında Türk milliyetçiliği taslayan kendisiydi. Şimdi laf ebeliği yapmaya ve kelimeler üzerinde anlam kargaşası yaratmaya lüzum yok. "Ulusçuluk parçalayıcıdır" ifadesi "Türk milliyetçiliğiyle hesaplaşma vakti geldi" diyen Davutoğlu'nun aynı görüşü farklı kelimelerle desteklemesidir.

Zaten bölücülüğe programlı AKP kadrolarından başka bir yol-yöntem beklenemezdi. Aptallığın şahikası belki AKP'ye oy vermek değildir ama AKP'den milliyetçilik ve vatanseverlik ummak gerçekten takdire şayan bir ahmaklık örneğidir…

Makaleyi Hemen Yorumla