ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
MHP'DEKİ DEĞİŞİM ÇIĞIRTKANLIĞI / Bahadır Çoban 488 okunma - 10 Mart 2016

AVM'ye girerken de güvenlik cihazından geçiyorsun, havaalanına girerken de…

Fakat AVM'ye girmek ne kadar kolaysa havaalanına girmek o denli zordur.

Yeri gelir kemerinden ayakkabına kadar her şeyini güvenlik cihazına teslim etmek zorunda kalırsın. Bazen sırf bu güvenlik tedbirleri sebebiyle uçağını kaçıranlar bile oluyor.

MHP'de siyaset yapmak AVM'ye girmek gibi, kısıtlı güvenlik aşamalarından geçmek yeterli oluyor. Mesela geçmişinizde vatanın ve milletin birlik ve bütünlüğüne karşı herhangi bir çalışma içerisine girmemişseniz MHP'de siyaset yapmanıza engel bir durum yoktur. Rahmetli Başbuğumuz Alparslan Türkeş de sair partilerde siyaset yapmış isimlere MHP çatısı altında çeşitli görevler vermişti.

MHP'ye Genel Başkan olmak içinse havaalanının X-ray cihazından sorunsuz olarak geçmeniz gerekiyor. Fakat şimdi Meral Akşener her geçmeye kalktığında DYP'li mazisi, AKP'nin erdemliler hareketindeki günleri güvenlik alarmlarının ötmesine yol açıyor. "Eskiden Ülkücüydüm şimdi demokratım" sözleri, bozkurt işareti yapan gençlere DYP işareti yapmayı öğütlemesi Ülkücü Hareket'in güvenlik hafızasına takılıyor.

Fakat o, güvenlik sinyalleri veren mazisine rağmen şehir turlarında toplamayı tahayyül ettiği kalabalıkların izdihamıyla güvenlik bariyerlerini yıkma hevesinde…

Sihirli sözcük ise "MHP'de Paradigma Değişikliği"...

Değişim; kulağa hoş gelen, tılsımlı sözcüklerden birisi. Herkes sahip olduğu bir şeylerin değişmesini ister. Yeni bir araba, yeni bir ev, yeni bir cep telefonu, yeni bir hükümet, yeni bir dünya…

Aslında değişim arzusu modern kapitalist dünyadaki tüketim çılgınlığının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Küreselleşmenin yakaladığı son boyut, var olanı değersiz ve sıkıcı kılarken insanları yeni şeyler tüketmeye teşvik ediyor.

Fakat şunu unutmamalı…

Her değişim mutlaka gelişim ve ilerleme demek değildir.

İşte Kur'an 1400 senedir değişmeyen saf haliyle aynı gerçekleri tekrarlıyor.

Bilge Kağan 1200 yıldır  "Türk budun, ertin, ökün" öğüdüyle Türk milletine düşünmesini salık veriyor.

Bence her değişimin müspet sonuçlar doğurmadığına verilecek en yakın örneklerden birisi de CHP'nin son yıllarda yaşadığı dönüşüm. İki CHP arasında öyle uçurumlar var ki siyaset yorumcuları CHP'den bahsederken eski-yeni şeklinde iki farklı karşılaştırma yapmak zorunda kalıyorlar.

Eski CHP çok mu iyiydi?

Belki değildi ama Yeni CHP'ye nazaran ehvenişer bir partiydi.

Eski CHP hiç değilse Türk milletinin birliğine nifak sokan ve bölücü örgüt PKK'ya güçlenme imkanı sunan Kürt açılımına karşı milli ölçülerde refleks gösteriyordu.

Yeni CHP ise buzdolabına kaldırılan Kürt açılımını tekrar yürürlüğe koymayı koalisyon şartı olarak sunan, Habur teröristlerine gönüllü avukatlık yapanları genel başkan yardımcılığına getiren, teröristbaşının bayraklarıyla donatılan mitinglerde slogan atan vekillerin partisi oldu.

Bugün ise değişim çılgınlarının adresinde Milliyetçi Hareket Partisi var. Bu çılgınlığın başını da DYP'nin ve AKP'nin eski figüranlarından Meral Hanım üstlenmiş durumda.

Değişim ve yenilenme parolasıyla yola koyuldular ama Meral Hanım konuşurken nedense ben Tansu Çiller'i anımsıyorum. Konuşma şekli, mimikleri, sözcüklerin vurgulu taraflarını uzatış biçimiyle sanki Tansu Hanım konuşuyor.

İl il gezerek taraftar toplama çalışmaları da herhalde Erdoğan'la beraber Türkiye'yi dolaştığı günlerden kalan kötü bir alışkanlık.

Yani değişim ve yenilenme pazarlayıcıları çürük domatesten menemen yapmaya kalkan mukallit aşçılardan başkası değil!

Bu minvalde paradigma değişikliği ise sindirimi kolaylaştırması için uydurulmuş yemek duasına dönüşüyor.

Oysa paradigma denilen değerler dizgisi; yani ideolojimiz yani Türkçülüğümüz- Turancılığımız ve Türk-İslam ülkümüz bizi biz yapan, bizi yarının büyük ve güçlü Türkiye'sine ulaştıracak kodlarımızdır.

Bu kodlarla oynamaya kalkanlara karşı MHP Genel Merkezi'nin uyguladığı her türlü güvenlik tedbiri "Ülkücü paradigmayı" korumaya ve kollamaya yönelik atılan yerinde adımlardır.

Zaten bu değişim çığırtkanlığının MHP'yi felakete sürüklediğini tespit eden samimi eleştiri sahibi Ülkücüler saflarını gözden geçirmeye başlamıştır. Zira onların böyle boş ve sinsi vaatlere karnı tok.

Hülasa; bana sorarsanız Meral Hanım da her şeyin farkında ama uçağın çoktan kaçtığından haberi yok!

Makaleyi Hemen Yorumla