ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
NEDEN MİLLETVEKİLİ YAPILDI? / Bahadır Çoban 655 okunma - 28 Mart 2016

Devlet Bahçeli önderliğindeki MHP Fethullah Gülen cemaatine her zaman tedbirli ve temkinli yaklaşmıştır. 

Bunun tarihsel ve ideolojik gerekçeleri vardı. MHP siyasi faaliyetlerine başladığı 1969'dan bu yana türlü çıkar gruplarının, özellikle de Nur cemaatinin sızma planlarında yer alan bir partidir.

Türkçü maskesiyle gezen Bekir Berk'in ve CKMP kadrolarına sızan Mustafa Polat'ın 1969 seçimlerinden önce çıkardıkları "İslami hareket ve Alparslan Türkeş" isimli kitap bu amaca hizmet ediyor, rahmetli Başbuğumuza en adi iftiralar bu iki sızma vasıtasıyla atılıyordu.

Dönemin AKP'si olan Adalet Partisi MHP'nin önünü tıkamak için dönemin Paraleli olan Nur Cemaatiyle ittifak kurmuştu.

Bu iftira kitabını çıkaran Mustafa Polat ve Bekir Berk ise Nur cemaatine mensup ajanlar olarak MHP'yi meclis dışında tutmak için görevlendirilen Truva atlarıydı.

1969'dan 2016'ya değişen ne var derseniz, hiç. . .

MHP hala bünyesine sızmaya çalışan sinsi gruplara karşı amansız bir mücadele sürdürmektedir.

2013'ün 17 Aralık'ında öküz ölüp ortaklık bozulana kadar cemaatle el ele vererek devlet aygıtını ele geçiren ve MHP'ye komplo kasetleri tezgahlayan AKP'ydi.

MHP lideri Devlet Bahçeli'yse bu soysuz ittifaka karşı partisini ve ideolojisini ayakta tutmaya çalışıyordu. 

Girizgahı bu şekilde yaptım, zira 1 Kasım seçimlerinden sonra MHP'yi değiştirmeye, Ülkücü ideolojinin paradigmalarıyla oynamaya kalkanların cemaatle olan bağlantıları gün yüzüne çıktıkça "MHP AKP ile beraber hareket ediyor" savunma mekanizmasıyla dezenformasyon salgılıyorlar.

Oysa AKP'liler Fethullah Gülen'in vaaz kasetleriyle hemhal olurken, Fethullah Gülen mezar soygunculuğuyla ölüleri diriltip 2010 referandumuna evet oyu isterken, AKP-Cemaat ittifakı MHP'ye kaset tezgahı kurarken MHP lideri yine cemaate karşı mesafeli davranıyor, Fethullah Gülen'i kendisine çeki düzen vermesi konusunda uyarıyordu.

O zamanlar Devlet Bahçeli'ye en sert tepki ise zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'dan "MHP'nin bir defa Hocaefendi'ye saldırısı gerçekten bana göre ihanet derecesindedir" sözleriyle geliyordu.

Tabii ki Devlet Bahçeli bütün öngörülerinde olduğu gibi Fethullah Gülen konusunda da haklı çıktı. Dün Fethullah Gülen'e müritlik yapan, Gülen'i eleştirmeyi ihanet sayan AKP'liler bugün en katı Fethullah Gülen düşmanı oldu.

İşte MHP'deki değişimcilerin "AKP ile MHP birlikte hareket ediyor" teranesinin dayandığı çürük temel budur.

Ülkücü Hareket 1980 öncesinde Türkiye'nin Sovyetleşmesine karşı vatan mücadelesi verirken, sermaye sahipleri yalnızca ceplerini düşündüklerinden ve komünist sistemde mal varlıklarına el konulacağı korkusuyla komünizme karşı çıkıyorlardı.

Bugün de MHP cemaat ajanlarına karşı ideolojik direnç gösterirken AKP bir aldatılma hikayesinin öcünü almak için cemaate karşı mevzilenmiştir.

O yüzden MHP'yi AKP ile işbirliği içindeymiş gibi lanse etmek kökü 1969'a uzanan sızma harekâtınızı asla meşrulaştırmayacaktır.

Cemaatçiler özellikle "Eskiden Ülkücüydüm şimdi demokratım diyen" Meral Akşener'i umut olarak görüyor ve onun çevresinde yer alıyorlar.

Paralellerin medya avukatı olan Nazlı Ilıcak da her fırsatta Meral Akşener'e desteğini sergilemekten çekinmiyor. "Çık ortaya" diyor. Akşener gelirse MHP'nin iktidara geleceğini savunuyor.

"Kürt devlet kurulsun" diyen, "Bu seçimde HDP'ye oy verdim" diyen Nazlı Ilıcak neden MHP'nin iktidara gelmesini ister ki?

Tabi biz bunları yazdığımızda, geçmişi Ülkücü olmayanların MHP'ye Genel Başkan olamayacağını ifade ettiğimizde hemen o klişe soru geliyor:

"Öyleyse neden milletvekili yapıldı?"

Bu klişe soruyu siper edenlere ben de tarihten bir misal veriyorum:

Osmanlı ordusunda Sırplar ne geziyordu?

Evet, soru açık ve net. Osmanlı Ordusunda Sırpların işi neyse geçmişinde ülkücülük bulunmayanların MHP'den milletvekili yapılması da odur.

Yani ihtiyaç, mecburiyet…

Bu noktada "Neden milletvekili yapıldı" diye soranların önce "Bu ihtiyacı neden ben karşılayamadım" sualini kendilerine sorması gerekiyor.

Evet…

Kendini yetiştirip, işinin ve alanının uzmanı olarak bir subaşına geçseydin belki de bugün MHP içerisinde sadece ülkücü kökenli vekiller olacaktı.

Fakat bir iktidar savaşı olan siyasi arenada milletin huzuruna çıkarken kadronu profesyonel siyasetçilerden kurmak zorundasın. Yani hiç suçu başkalarına atma. Meral Akşener'in veya ülkücü mazisi olmayan profesyonel siyasetçilerin MHP'den milletvekili yapılmasının sebebi sende yatıyor, ülkücü kardeşim. Senin kendini yetiştirip bu ihtiyacı karşılayamaman da. . .

Makaleyi Hemen Yorumla