ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ÇÖZÜM SÜRECİ / Konuk Yazar 797 okunma - 09 Nisan 2016

2005 Yılında ortaya atılan alt kimlik-üst kimlik tartışmalarıyla vatan bütünlüğünü ortadan kaldırmaya yönelik çalışmaların başladığını görmekteyiz. Bütünleştirmek yerine ayrıştırmaya gidilen bir süreci yıllar içerisinde izledik ve kahrolduk. Yetmedi 2009 yılının Mart ayında sözde çözüm süreci adı altında çözülme ayrışma ve ülke bütünlüğünü tehdit edecek sonuçlar ortaya çıkmıştır. Aslında ortada bir çözüm süreci değil devlet eliyle kurulan hükümetlerin propagandasını yapan TRT6 kurulmuş yıllardır yapılmayan anlatılmayan sözlerin tekrar gündeme gelmesi sağlanmıştır. Sözde barış ve kardeşlik söylemleriyle terör örgütü uzantıları tekrar yüce meclisimize girmiş bölücü düşünceler düşünce özgürlüğü kapsamına alınmış milli birlik süreci baltalanmış vatanın doğu ve güneydoğu bölgeleri kangren olmuş bölgeyi kesip atmak yerine kangren yapıları çözmek gerekirken milli birlik ve beraberliği kaybetmemek gerekir. Komşularla sıfır sorun politikasıyla aslında komşularımızın ipleri çekildi sözde müttefiklerimizi kaybettik. Terör örgütü bu süreçte gün be gün güçlendi yığınak yaptı. Yapılan bu birikime dönemin hükümeti göz yumdu. Aslında şehit haberleri bu süreçte gelmeye devam etti. Lakin medyalar bastırıldı. FETÖ ve PDY gibi yeni örgütler türetildi. Sözde çözüm sürecinde bu gibi durumlarla halkın dikkati başka yerlere çevrildi. Önce balyoz ve ERGENEKON dediler. Kandılar. Şimdilerde FETÖ ve PDY vatanın her toprağı aslına bakıldığında satılmakta Türk Milleti derin bir uykuya yatırılmaktadır.

            2002’den günümüze gelişen gelişmeler ülkenin huzur ve refahı için yapıldığı söylense de durum o kadar temiz değil aksine kirli oyunların birer başlangıcıydı. Ülkeye ihanetin adı barış ve kardeşlik oldu. Bizim Türk-Kürt kardeşliğimiz gölgelenmiş. Faşist denilerek aslında bizim savunduğumuz milli birlik ve beraberlik söylemlerimizi kendilerince çevirdiler ve halkımızı derin uykusunda biraz daha üşüterek bugünlere getirdiler. Yıl  2015 Haziran ayı mevcut hükümet kurulamadı. Halk kaosu seçti söylemleriyle aslında bir bombanın fitilini ateşlediler ve Kasım 2015 e kadar bunu savundular. Bu süreçte yani 146 günlük kahreden bilanço 167 şehit,235 sivil vatandaş hakka ulaşmıştır. Şehit haberleriyle edebiyat yapacak değiliz hamdolsun. Ne oldu peki 1 kasım sonrası analar ağlamasın diye söz söyleyenler şimdilerde gelen haberlerle kaybolmuş ve söyleyecek söz bulamamışlardır. Gün geçmiyor ki şehit haberlerimiz geliyor ve şunu söylüyoruz sizler şehitlerin edebiyatçıları bizler ise yol arkadaşıyız. Akil insan olarak yola çıkanlar aslında terör örgütlerini mi birleştirdi?

Asıl büyük plan ne onu sorgulama zamanı gelmiştir. Çözüm süreci aslında dış devletlerin bir isteği miydi? Yoksa samimi bir oluşum muydu?  

 

TAHA YASİN AKYILDIZ

Makaleyi Hemen Yorumla