ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
İŞİNE GELİRSE… / Bahadır Çoban 365 okunma - 31 Mart 2016

Amerikan conisi Süleymaniye'de özel birliklerimizi başına çuval geçirerek aşağıladığında ABD'ye nota verilmesi gündeme gelmişti.

Dünya liderimize göreyse büyütülecek bir durum yoktu. Zira bizim askerimize çuval bile giyse yakışmıştı. "Nota vermek müzik notası vermeye benzemez" dedi. Kestirip attı.

Geçenlerde Almanya Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığına çağırılarak uyarıldı. Almanya'ya nota verildi.

Kalleş Almanlar "NDR" adlı kanallarında dünya liderimizi alaya almış, onun basın özgürlüğü hususundaki ulvi hassasiyetiyle gırgır geçmişler.

Notanın sebebi bu…

Demek ki nota vermek müzik notası vermeye benziyormuş monşer! Hatta müzik notası vermekten de kolaymış.

Mesela müzik notası vereyim desen; akşamın o saatinde enstrüman buldun, notayı verdin en az iki saat.

Alman büyükelçiyi Dış işlerine çağırıyorsun yarım saate tıpış tıpış geliyor. Şraak! diye veriyorsun notayı.

Yalnız şöyle bir durum var. Galiba bizim Dışişlerinin dışarıyla pek işleri olmuyor. Dünyadaki gelişmeleri Arabistan vahalarından takip ediyor gibiler. 

Zannımca Türkiye'deki "Alo Fatih" hattı gibi Almanya'da da "Alo Hans" hattı var sandılar. Ki notayı verince Merkel'in Alo Hans'ı arayarak yayın politikasına müdahale edeceğini düşünüyorlar.

Bu aslında yüz kızartıcı bir durum. Başka bir ülkenin basın özgürlüğüyle kendi ülkeni karşılaştırmak. Tıpkı kendi hırsızını meclis çoğunluğuyla yargıdan kaçırıp başka bir ülkenin yargı sisteminden medet ummak gibi!

Lakin burada yüzünün bizden fazla kızarması gerekenler; Türkiye'yi bu iptidai baskı yöntemleriyle yönetip Türk insanına adaleti ve özgürlüğü başka ülkelerde aratanlardır!

"Eskiye rağbet olsa bitpazarına nur yağardı" diye bir söz var ama insan AKP'nin Yeni Türkiye'sini yaşadıkça Eski Türkiye'nin ruhuna rahmet okuyor.

Eski Türkiye'de Atatürk'e alenen sövüldüğünü, Türk milliyetçiliğinin ayaklar altına alındığını, Apo'ya "sayın" şehide "kelle" dendiğini, eli kanlı teröristlerin davul zurnayla karşılandığını hatırlayanınız var mı?

Yeni Türkiye'de bunların hepsi fersah fersah…

Üstelik nevi şahsına münhasır kişiye laf değdirmediğin müddetçe herkese değdirebiliyorsun.

Allah'ın Bakara Suresiyle makara yapabiliyor, "Hz. Muhammed Mekke'yi fethedince kibre kapıldı, biz o duruma düşmeyeceğiz." diyebiliyorsun.

"Çözüm sürecini biz başlattık. Valilerimize teröristlere operasyon yapmayın dedik, teröristler de bizim bu enayiliğimizden faydalanıp ülkenin her yerini bomba yığınağı yaptılar. Şimdi o bombalarla askerimizi polisimizi şehit ediyorlar" diyorsun, çıldırmış gibi alkışlıyorlar.

Hiçbir savcı, hâkim bu sözlere dava açma cesareti gösteremiyor.

Çünkü yasalar sadece bir kişinin sultanlık düzenine uygun işletiliyor. O isterse Anayasa'yı tanımama hakkı var. İsterse Anayasa Mahkemesinin kararlarına uymadığını genişçe bildiriyor.

Arzu ederse örtülü ödenekten istediği kadar yararlanıyor. Zatı âlileri en çok da şahsına hakaret suçunu işletmeyi seviyor!

Adını geçirdiğin an 1 hafta içerisinde savcılık kâğıdı eline ulaşıyor. Soluğu hâkim karşısında alıyorsun. Biz de bu kervana geçen yıl yazdığımız yazılardan dolayı girmiştik. Bir tanesinin yargı süreci hala devam ediyor.

Basın özgürlüğü demişken izah edeyim ki demokrasi havarisi falan değilim. Demokratik rötuşlarla Türk milletinin milli değerlerine söven soysuzlara hoşgörü gösterilmesinden de hiç haz etmiyorum.

Hatta özgürlüklerin millet yararına olmak kaydıyla kısıtlanmasını vergi vermek gibi, askerlik yapmak gibi temel ödevlerden biri olarak görüyorum.

Gelgelelim Türkiye'de basın özgürlüğü Türk milleti adına, Türk milleti yararına engellenmiyor ki! Tek bir kişinin hususi keyfine münasip olarak engelleniyor.

İngiliz yazar George Orwell'ın 1984 isimli kitabında işlediği Büyük Birader karakteri canlanıyor gözümüzde. "Büyük Birader" neyden nefret ediyorsa, o nasıl düşünmemizi, nasıl yaşamamızı, kaç çocuk doğurmamızı arzu ediyorsa onun heva ve heveslerine uygun yaşam sürüyoruz.

Hülasa Yeni Türkiye dedikleri mezellet, bütün bu hususların terkibinden ibaret!

İşine gelirse katlanıyorsun…

Gelmiyorsa ananı da alıp gidiyorsun…

Makaleyi Hemen Yorumla