ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
OSMAN ÖZTUNÇ İLE SÖYLEŞİ / Burak Özcan 274 okunma - 10 Şubat 2016

- Sayın Öztunç öncelikle yeni albümünüz hayırlı olsun. Uzun bir aradan sonra yeni albümünüzle sevdiklerinizle buluştunuz, neler hissediyorsunuz?

Teşekkür ederim. İçinde anlamlı sözler, güzel müzikler yani iyi eserler olduğuna inandığım “Vazgeçme” albümümü sevenlerimin beğenisine sunabildiğim ve sanatçı olarak bir görevi daha yerine getirebildiğim için hem sevinçliyim hem de kendimi huzurlu hissediyorum. Allah’ıma şükürler olsun.

 

- Müziğe vermiş olduğunuz arada sevenleriniz sizi unutmuş mu, sevenlerinizin yeni albümünüze ilgisi nasıl?

Müzikten ziyade sahneye ara verdirildiğim dönemlerde sevenlerim beni sahnelerde göremediler fakat asla unutmadılar. Daha fanatik hal aldılar. Kendilerinden sonraki nesillere de anlatıp şarkılarımı dinlettiler. Ben sadece sahne açısından zaman aşımına uğratıldım. Bu da Osman Öztunç’tan ziyade sevenlerini çok üzdü.

Özel bir TV’de 2 sene “Deli Dolu”, yine 2 sene civarın da “ZeMahşerle Biriz”, 1 sene de “Osman Öztunç’la Pazar Keyfi” programlarını hazırlayıp sundum. Yani 5 sene aralıksız çalışmalarım devam etti. Müzik adamları müzikten kopamazlar, bu sebeple beste çalışmalarımı hız vererek fazlalaştırdım. Ayrıca halk edebiyatında şiir tür ve şekilleri kitabım okuyucusuyla buluştu. 1 roman, 5 hikaye yazdım. 2. roman çalışmam devam ediyor.

Sevenlerimin yeni albümüme ilgisi eskisinden çok fazla oldu. Albüm fabrikada dolum aşamasın da iken şarkılarım daha erken bir vaziyette 9 Şubat’ta dijital platformlar da yayınlandı ve o gün “Vazgeçme” albümünün içinde yer alan tüm eserlerde patlama oldu. Bu da bir ilk bence. Fazlasıyla tebrik telefonları ve mesajları aldım, devam edecek gibi görülüyor.

 

- Neden size ZeMahşer derler ve ZeMahşer nazım birimi nedir bahseder misiniz?

ZeMahşer öncelikle ozanlık geleneğinde büyüklerim tarafından bana verilmiş mahlastır yani ikinci ismimdir. ZeMahşer nazım birimi ise Türk ve Dünya edebiyatına tarafımdan kazandırılan bir şiir şeklidir. Bu şekilde 1 şiir içinde en az 3 şiir vardır. Yazanın kabiliyeti ve keyfine göre şiir sayısı değişkenlik kazanır. Birçok ozan ve şair tarafından örneklendirilen nazım şeklimiz Fransız edebiyatçıları tarafından da ilk olduğu kabul edilmiş, Dünya edebiyatına tanıtılmak istenmiştir. Biz bu muhteşem nazım şeklinin Kültür Bakanlığı tarafından da görülmesini istiyor, okullar da Edebiyat derslerinde öğretileceği zamanı bekliyoruz. ZeMahşer nazım birimi aynı zaman da halk edebiyatın da gelmiş geçmiş bütün şiir türlerini içinde toplayan özelliğe sahiptir. Birkaç örnek ile Dudak Değmez (Leb Değmez), Münacat, Müstezat, İlahi, Musammat, Satranç, Semai, Divan Koşma ve Şeki Koşma vs. yani Türk halk edebiyatın da ne kadar şiir tür ve şekilleri varsa ZeMahşer’in içinde görülebilir. Fakat ZeMahşer hiçbir kalıba sığdırılamaz.

 

- “Vazgeçme” isimli eseriniz sizin resmi sosyal medya sayfanızdan MHP’nin de katılımıyla gerçekleşen Yenikapı Mitingi başta olmak üzere MHP’nin ve Ülkü Ocaklarının “birlik ve beraberlik” temalı mitingleri ile kurgulanmış özel bir klip ile yayınlandı. Sanatçı gözüyle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası MHP Liderinin tutumunu nasıl yorumluyorsunuz?

 “Vazgeçme” eserimdeki ruh ancak “9 IŞIK” sisteminde ki Şahsiyetçilik anlayışının yiğit temsilcileri olan MHP ve Ülkü Ocakları ile bütünleşebilirdi, o da olmuş. Görüntülerin kısmen de olsa Yenikapı mitinginden alınmasının MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Bey ile alakası vardır diye düşünüyorum, gençlerin hazırladığı bir klip bu.

15 Temmuz kalkışmasının derinliğini biz bilemeyiz, TV’lerden takip ediyoruz. Doğruluk, dürüstlük, adalet ve güvenilirlik ahlaki bir erdemdir ve her fertte aranan özelliktir, ancak siyaset sanatı ile meşgul olanlar bu niteliklere öncelikle uygun olmalıdırlar. Yine burada güvenilir siyasetçiler imdadımıza yetişsin istiyoruz. Şerefli ve izzetli, yani sağlıklı bir toplum oluşumunun vazgeçilmez ilk şartı siyasette dürüstlüktür diye düşünüyorum. Çünkü toplum açısından huzurlu, güvenli, düzenli, mutlu ve müreffeh bir hayat için siyasette dürüstlük elzemdir. Niyette, fikirde, düşüncede, idare ve iradede, bütün iş ve davranışlarda ve siyasette dürüstlük, ahlak üstünlüğündendir. Bu sebeple aynı dünya görüşüne sahip olmadığımız kimselerin bile siyasette dürüstlük denilince akıllarına gelen ilk ismin Sayın Devlet Bahçeli Bey olduğu görülmektedir.

Bu kadar mı, elbette hayır. Ben başkaldırı eylemlerinin sadece ozanlara has bir durum olmaması gerektiğini, eş dost meclislerinde defalarca dile getiren Türk milliyetçisi bir sanatçıyım. Sıra dışı bir siyasetçinin yeni Türkiye adına sisteme başkaldırması gerekliydi. 1992’de ilk defa genç bir siyasetçinin ihtişamlı konuşması 2023 ü işaret ederken geleceğin başkaldırı liderini de müjdeliyordu. Gördüm ve sevindim ki, yüksek analiz, iyi bir takip, omurgalı bir teşkilatlanma 25 senelik bir geçmişten günümüze bir lideri haklı çıkarmış, o liderin masaya değil, sistemin göbeğine yumruğunu indirmesi ile, çirkinleşmiş kokuşmuş, çürümüş, eskimiş, kirlenmiş siyasete tekrar şahsiyet kazandırmış, kalıba sokmuş, şekil ve düzen getirmiş, milli akımın yükselmesine tekrar vesile olmuştur.

 

- Malumunuz ülke bir referandumun eşiğinde, 16 Nisan’da yeni anayasa önerisini oylamak üzere sandık başında olacağız. Referandum süreciyle ilgili neler diyeceksiniz?

Büyük ülke olmak zor daha da gelişen bir ülke olmak misliyle meşakkatlidir. Sancılı günler geçer, kara bulutlar dağılır yurdumuzun üstünden. Cumhurbaşkanlığı sisteminin önemli şıklarından belki en sonuncusu, istikrar getirir mi getirmez mi meselesidir, şu durumda ben bunu bilemem. Benim evet demem hayır diyen bir kardeşimi benden ayıramayacağı gibi, bunun akside düşünülemez.

Referandum sürecinde milletimiz ve özellikle Ülkücü Hareketin mensuplarının evet ya da hayır kararı, ümmet ve millet kardeşliğine zeval getirmemeli, yol ve gönül birliğinden ayırmamalıdır. İdeolojik yapılanmalar da zafer ve meşakkat biri diğerinden ayırt edilemeyen ikiz kardeş gibi kabullenilmelidir. Geçmişte olduğu gibi gelecekte de karşımıza çıkma ihtimali olabilecek bölücülük eylemlerini yine bu azim ve kararlılık durduracaktır. Yüce Türk Milleti ve Müslüman Türk Ülkücüleri her türlü zulmü, baskıyı ve belayı göğüsleyebilecek inanç ve güce sahiptir.

- Her yaştan, her kesimden olduğu gibi sanatçılar tarafından da takip edilen bir isimsiniz ama özellikle Türk gençliğinin Osman Öztunç’a karşı çok büyük ilgisi var. Sanatçı olma yolunda ilerleyen Türk gençlerine Osman Ağabeylerinin önerileri nelerdir?

Sanatçı yaşadığı çağın tanığı olduğu gibi sanığı da olabilir. Gerçek sanatçı zalim iktidar ve mazlum  muktedir zıtlaşmaların da halktan taraf olup hakça tavır koyandır. Yaşadığı devri sanatsal açıdan eserlerinde ki içeriklerle belgeleyen sanatçı gelecek nesillere sağlıklı bilgiler aktarır. Sanatta, siyasette, sporda ve ticarette diğer milletlerin milletimizden üstünlüğü yoktur. Gayet yüksek olan imkanları, zeka, cesaret ve azmimizin altındadır. Gerçek bir sanatçı toplumsal olaylara duyarsız kalamaz, hiçbir menfaat, tehdit ve korku gerçek bir sanatçıyı yolundan döndüremez. Gerçek bir sanatçının iki önemli vasfı; düşünme yetisinin hudutsuzluğu ve toplumsal meselelere mesafesizliğidir. Sanat, ulu yaratıcının sanatçı olarak yarattığı kula bahşettiği bir özelliktir, bu kul seçilmiş demektir. Allah bu sanatçıyı bir tarafa hizmet ettirecektir. Bu durum bir rast gelmişlikten ibaret değildir. Sanatçı hizmet edeceği kitleyi belirler ama ideolojik bir eylem içinde, ama ki toplumun diğer kesimleri içinde muhakkak bir yeri olacaktır, artık takdir Allah’ındır. Sanatçı her kim olursa olsun, dinli de olsa dinsiz de, ırkının ne olduğu da mühim değildir, Arap, Alman, İngiliz, Türk fark etmez, Allah’ın verdiği kabiliyeti eğitimle geliştirmelidir. Öğretebilmesi için bilmesi, bilmesi içinde öğrenmesi zorunludur. Sözünün dinlenmesini isteyen kişi önce iyi bir dinleyici olmalıdır, sözünün tesiri için ise anlattıklarını yaşaması elzemdir.

 

- Yeni albümünüzün beklenen satış rakamını yakalamasını ve bununla beraber Türk milletine vermek istediğiniz mesajın yerine ulaşmasını diliyorum. Bu keyifli söyleşi ve yapmış olduğunuz samimi açıklamalar için teşekkür ederim.

Bende bana ayırmış olduğunuz vakit için sizlere teşekkür eder, gazete ve dergi okurlarınıza sevgi ve saygılarımı sunarım.

 

(Not: Bu söyleşi Kutlu Sesleniş Dergisi 125. sayısında yayımlanmıştır.)

Makaleyi Hemen Yorumla