ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
SEN KENDİ İTTİFAKINA BAKSANA! / Yıldıray Çiçek 547 okunma - 10 Ocak 2018

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, geçtiğimiz Pazartesi günü medya temsilcileriyle kahvaltılı basın toplantısı düzenledi. Her sözü Türkiye'de gündem olduğu gibi, o gün söyledikleri de gündem oldu ve halen tartışılmaya devam ediyor.

Üzerinde en çok tartışılan, konuşulan, yazılan, çizilen "MHP, ittifak olursa ittifakla, olmazsa kendi partisi olarak milletvekilliği seçimlerine girer. Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Yenikapı ruhuyla hareket ederek Recep Tayyip Erdoğan'ı destekleme kararı alır. Bu kadar nettir." sözleri olmuştur.

Hayır cephesi bu sözleri duyduktan sonra adeta çıldırdı.

Gerçi onlar MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin hangi sözünü duysa çıldırıyor.

Onlar çıldırıyorsa, bu durum MHP'nin de doğru yolda olduğunun tespiti oluyor.

Zaten MHP Lideri Devlet Bahçeli medya temsilcileriyle yaptığı toplantı da "MHP üzerinde çok büyük oyunlar var. MHP varoluş gayesini sürdürdüğü sürece misyon ve vizyonun terk etmediği sürece üzerinde küresel güçlerin iç ve dış odakları önemli oyunlar oynayabilir. Bu oyunlar geçmişte olmuştur, şimdi de olmaktadır, gelecekte de olacaktır. Eğer bir gün birileri MHP'yle uğraşmaktan, onun faaliyetini engellemekten vazgeçerse, bilin ki MHP'nin misyonu ve vizyonu, varoluş gayesi ortadan kalkmış, 87 tane sıradan partiden biri haline gelmiştir." Sözüyle doğru yolda olmanın formülüne işaret etmiştir.

CHP, HDP, İP "Devlet Bahçeli ismini" duyunca ışık görmüş yarasaya dönüşüyor. Saadet partisi de bunlarla hareket ediyor ama tabanının sosyolojik durumundan daha ürkek davranıyor.

Bugün MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin Cumhur ittifakı hakkındaki düşüncelerine çıldırmış gibi saldıran, kendilerine "Hayır Bloku" adını veren (CHP, HDP, İP, SP) 3 hafta önce  TÜSES (Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı) ve Şişli Belediyesi tarafından düzenlenen 'Bir Arada Yaşamanın ve Barışın İmkanlarını Aramak Ortadoğu Konferansı' başlıklı toplantıda yan yana gelmişler ve orada öne çıkan konu 2019'a yönelik kendi aralarında ittifak olmuştu.

Meral Akşener'in  milletvekili Nuri Okutan oradaki konuşmasında "Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adamlık peşinde olan adayın karşısındaki aday kimse o desteklenmelidir. Mevcut yönetimden memnun olmayan kitlelerin ikinci turda sandıkta ittifakı sağlayacağına ve seçimlerin muhalefet tarafından kazanılacağına inanıyoruz" açıklamasını yapmıştı.

İki ay önce çıktığı bir televizyon programında "Önümüzdeki süreç ittifak süreci olacak" diyen Kemal Kılıçdaroğlu iken…

Yine iki ay önce "Diyelim CHP'nin adayı ikinci tura kaldı biz onu şartsız şurtsuz destekleyeceğimizi ilan ediyorum" diyen Meral Akşener iken…

MHP'nin kararları ve düşünceleri sanki kendileri ittifak peşinde değilmiş gibi niçin saldırıya uğruyor?

Sen CHP, HDP, İP olarak yanyana gelebiliyorsan MHP niçin AKP ile ittifak yapmasın?

AKP ile sadece doğrularda buluşan, doğru konularda hem yönlendiren, hem destekleyen MHP'nin duruşu, Türkiye üzerinde oyun oynamak isteyenlerin oyunlarını bozmaktadır.

Yoksa kendi safını seçmiş ve ittifak yapmak için aylardır her türlü açıklamayı yapanlar AKP-MHP ittifakına karşı nasıl yüzsüzce ve pişkince açıklamalar yapabiliyorlar?

CHP, HDP, İP yanyana gelip ittifak yapma hakkını kendinde buluyor da, MHP'nin iradesini bunlar nasıl sorgulayabiliyor?

MHP,15 Temmuz darbe girişiminden bu yana çizgisini hiç bozmadan, Türk devletini düzlüğe çıkarmak, milletin geleceğini kurtarmak için muhalefet anlayışını ilkeli bir şekilde sürdürmektedir.

PKK'nın büyük partisi haline gelen CHP, PKK'nın küçük partisi HDP ve bunların yanına yancı olan Meral Akşener'in partisi işte bundan büyük rahatsızlık duymaktadır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin medya temsilcileriyle yaptığı toplantıda söyledikleri sonrası bunlarda başlayan seferberlik aslında herşeyin ispatıdır.

Hele CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel'in MHP lideri Bahçeli'nin ittifak açıklamaları için "MHP'nin durumu, patron çıldırdı, kapatıyoruz" yorumunu yapması, 7 Haziran sonrası AKP ile koalisyon kurmak için, AKP peşinde 30 gün koşmasını ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun "AKP ile koalisyon kurulmazsa üzülürüm" ve ''AKP ile önyargısız bir şekilde görüşeceğiz; 17-25 Aralık konusunda rövanşist olmayacağız'' sözlerini hatırlattı.

Siyaset müptezelliği işte böyle bir şey…

AKP ile koalisyon kurmak için yalvar, AKP'nin suçlandığı konular için "rövanşist olmayacağız" de ama 7 Haziran sonrası AKP ile koalisyon kurmak için ortaya ilke koyan MHP'ye yanına HDP ve İP'i alarak saldır.

Tüm terör örgütlerine gönüllü avukatlık yapan, FETÖ'nün duyusu haline gelen CHP'nin MHP Lideri Devlet Bahçeli'deki siyaset ölçüsünü anlaması mümkün değildir.

Hele CHP'nin, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin medya toplantısında söylediği "Yenikapı diye başlayan bir ruhla, hareketle anayasada ve halk oylamasında beraber hareket ettiğimiz, bütün kurum ve kurallarıyla uygulamasına öncülük ve önderlik yapan partiyle beraber sonuç almanın Türkiye'nin hayrına olacağı inancındayız. Bunun manası şudur, daha net olarak ifade ediyorum, herhangi bir sebeple Sayın Recep Tayyip Erdoğan aday olmaktan vazgeçerse, başka türlü gerekçeler ortaya konur, 'Ben böyle bir yola girmek istemiyorum' derse o kendisinin bileceği iştir ama 7 Ağustos'ta başlatılan bir ruha MHP sadıktır." ölçüyü anlamasını hiç beklemeyin…

"Benim aklım hep Türkiye'dedir." Diyen bir lideri de, ancak aklı Türkiye'de olanlar anlar…

CHP, HDP, İP hadi tekrar toplanın, MHP'yi konuşmak yerine  kendi ittifakınızı konuşun…

 

CHP, HDP, İP İTTİFAKI

https://www.facebook.com/bozkurtcapsresmi/videos/1971794263072621/

Makaleyi Hemen Yorumla