ANASAYFA BİYOGRAFİ MAKALELER MANŞETLER ZİYARETÇİ DEFTERİ İLETİŞİM
ZORUNLU AÇIKLAMA VE LİDERİN VEFASI / Yıldıray Çiçek 778 okunma - 23 Mayıs 2018

Bu açıklamayı hem dostlardan, hem de MHP’yi koruma, savunma mücadelesi verirken bize saldıran kişilerden gelen mesajlardan dolayı yapmak zorunda kalıyorum.

Dostlarımız “Milletvekili aday listesinde seni de görmek isterdik” şeklinde anlamlı mesajlarla bizi onurlandırırken, düşman cephesinden de “Yıllardır Devlet Bahçeli’nin tetikçiliğini yaptığın halde, yıllardır yalakalık yaptığın halde aday listesinde bile yoksun. Değerin işte bu kadar” şeklinde mesajlarla itibar suikastı yapmaya ve tahrik etmeye çalışıyorlar. Maskelerini düşürdüğüm her yazının altına buna benzer mesajlarla akıllarınca dalga geçtiklerini sanıyorlar.

Öncelikle kıymetli dostlarım ve bu şerefi düşükler bilsin ki, ben milletvekili adaylık başvurusu yapmadım. Hem de Liderim Sayın Devlet Bahçeli, bizzat yanına çağırıp “Evladım; yıllardır verdiğin emek ve mücadeleden dolayı her türlü hak ediyorsun. Türkiye’nin her yerinden, araştır, bak ve sana uygun olan başvuruyu yap” dediği halde milletvekili adaylık başvurusu yapmadım.

Benim gerek Ülkü Ocakları bünyesinde görev yaparken, gerekse MHP Genel Merkezi’nde görev yaptığım süre içinde asla bir makam kaygım ve kavgam olmadı. Beni yakından tanıyan herkes bunu bilir. Hele ki, bazılarını tenzih ediyorum milletvekili olma kavgası için ölçüyü kaçıranları gördükçe zaten bu alana hiç girmeyi düşünmedim. İnandığım davayı yazılarımla savunmanın hazzını hiç bir şeyde alamayacağımı çok iyi biliyorum.

18 Mart 2018 tarihinde gerçekleşen MHP kongresi öncesi vefa abidesi Liderim Devlet Bahçeli, MYK üyeliği konusunda teklifte bulunduğunda da “Sayın Genel Başkanım, bana zaten danışmanlık gibi anlamlı bir sıfat verdiniz. Bana bir sıfat daha taşıma fırsatı verip de, bir sıfatı işgal etmemin doğru olmayacağını düşüyorum. Oraya benim yerime sadakatli birine yer açabiliriz. Zaten ben 24 saat ölümüne emrinizdeyim. Mücadelemi sürdürüyorum” demiştim.

18 Mart MHP kongresi ve 24 Haziran milletvekilliği seçimlerine yönelik sürecin kendi adıma özeti budur.

Biz, MHP’yi ve Lideri ne makamlarda yükselmek, ne de gelecek kaygısı için savunmuyoruz. İnanarak, yürekten geldiği gibi savunuyoruz.

Bizi kimse kendisiyle karıştırmasın…

Biz birçok kişinin susup, sindiği dönemlerde herkese karşı hiç menfaat gözetmeksizin dimdik durmasını bildik.

Ölüm tehditleri, davalar, çıkar ve menfaat teklifleriyle bizi muhatap ettiler.

Yolumuzdan da, mücadelemizden de dönmedik.

Ne olursa olsun bu mücadelemizden dönmeyeceğimizi, yılmayacağımızı dostlarımızda, düşmanlarımızda çok iyi not etsin.

Önümüzde çok önemli bir 24 Haziran seçimleri vardır.

1 Kasım sonrası FETÖ operasyonuna uğrayan ve o günden beri üzerindeki saldırıları bir türlü bitmeyen MHP, kendi özgül ağırlığını göstereceği bir seçime girmektedir. Bu süreçlerde yalnız kaldık, yediğimiz hançerlerden çeşitli travmalar yaşadık, her türlü kara propaganda saldırılarına maruz kaldık. Ve yine çok şükür dimdik ayaktayız.

Bu seçim Ülkücüler için, MHP için bir sınavdır.

Bu sınavın altında MHP kalırsa, her Ülkücü kalacaktır.

Başarı olacaksa, bu her Ülkücünün başarısı olacaktır. MHP bizim evimizdir, yuvamızdır, şerefimiz ve namusumuzdur.

Evimizin namusuna el ve dil uzatanlara ders vereceğimiz ve dimdik olduğumuzu göstereceğimiz bir seçim önümüzdedir.
Her gelişme gösterdi ki, Ülkücüler için MHP dışında yuva arayan şaşkındır.

Başka kucaklara koşanların acınacak hali ortadadır.

O yüzden herkes el ele verip MHP’nin başarısı için 24 Haziran’a kadar çalışmalıdır.

Milletvekili listesine konulmayan dava adamıysa küsmeyecek…

Sıralamasını beğenmeyen milletvekili adayı sıralama kavgası vermeyecek…

Herkesin eksiği olabilir, herkesin birbirine söyleyecek sözü olabilir.

Ama ortaya çıkan karar sonrası herkes kavgayı, küslüğü bırakıp, davaya hizmet yarışında olmalıdır.

Liderin güvenirliği, dava adamlığı, vefası Ülkücü Hareket üzerinde güneş gibi parlamaktadır.

Bu güneş hepimize yeter…

Saygılarımla...
Makaleyi Hemen Yorumla