ATATÜRK TÜRKLÜĞÜN GÜNEŞİ,SİZ EMPERYALİZMİN TÜRKİYE’DEKİ GÖLGESİ / Yıldıray Çiçek       5198 okunma - 17-Nisan-2008 Persembe

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gündem yaratmada ya da kendi üzerine yöneltilen suçlamalardan kurtulmak için “cambaza bak” oyunu oynatmada oldukça uzman ve kimsenin yarışamayacağı şekilde kabiliyetli birisidir.

Genelde CHP’ye sataşarak bunu yapmakta, oluşturulan kutuplaşmalardan da karşılıklı faydalanmaktadırlar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bunu bilinçli yapmaktadır.

Geçen günlerde AKP’nin bir toplantısında CHP Genel Başkanı Baykal’a seslenerek “Sayın Baykal, artık Atatürk’ün arkasına saklanıp siyaset yapmayı bırakmalısın. Biz, senin cemaziyülevvelini gayet iyi biliriz. Cumhuriyet Halk Partisi zihniyetinin, vefatından hemen sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resimlerini Türk parasından nasıl çıkardığını çok iyi biliriz. CHP zihniyetinin, devlet dairelerinden Atatürk’ün posterlerini vefatından sonra bütün ofislerden nasıl indirdiğini çok iyi biliriz. PTT’nin pullarından resimlerini nasıl kaldırdıklarını çok iyi biliriz. CHP, fırsat bulduğu zaman geçmişindeki bu kara lekeleri, neler yaptıklarını önce geçmişinden silip atsın, ondan sonra konuşsun” şeklinde cümleler kurdu. Deniz Baykal da ona “1938'in hesabını benden soruyor. 1938 yılında ben daha emekliyordum. Başbakan'a kalsa yakında ABD'deki Kızılderilileri de, Kennedy'i de CHP öldürdü diyecek. Başbakan bu, söyler." diye cevap verdi.

Burada mevcut CHP’nin Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gidip- gitmediğini tartışacak değiliz, gitmediğini birçok konuda ortaya koymuş CHP’nin, bu yönde tartışılacak yönü bile yoktur… Ama gelin burada Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin, Türklüğün sönmeyen güneşi Mustafa Kemal Atatürk’ün ismini ağızlarına almaya hakları var mı, onu tartışalım…

Mustafa Kemal Atatürk tarafı olabilecek en son kişiler bunlardır ama gelin görün ki, Recep Tayyip Erdoğan’ı bile zaman zaman Atatürk’e benzetmeye çalışan yazılar yazan hem Avrupa’da, hem Türkiye’de bazı sefiller çıkmaktadır.

Sanki kendisi Atatürk’ün izinden giden anlayış sahibi gibi Atatürk’ü ağzına alarak, diğer siyasilere karşı eleştiriler getirmektedir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulamış olduğu siyasetinde ve zihninde Atatürk’e dair bir tane iz yoktur. Hatta Atatürk’ün söylediği ve yaptığı her şeyin üzerinden silindir gibi geçmek için, tek başına iktidar gücünü kullanmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk “Türkiye Türklerindir” der, Recep Tayyip Erdoğan ise ‘Türkiye Türklerindir’ gibi tezler yanlıştır. Türkiye, Türkiye’de yaşayan herkesindir.” der ve hatta bu sözü “alçaklık” olarak değerlendirdiği Kayseri konuşması vardır.
Mustafa Kemal Atatürk “Hayattaki yegâne üstünlüğüm Türk doğmaktır.” der, Recep Tayyip Erdoğan’ın ağzından bugüne kadar “Türküm” sözünü duyan olmamış, ”Türk milleti” kavramını da tek-tük dediğine şahit olmuşsunuzdur. Çünkü o da PKK’nın kavramı olan “Türkiyelilik” anlayışını siyasetinde hayata geçirmeye çalışmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk “Biz doğrudan doğruya milletseveriz ve Türk milliyetçisiyiz.” der, Recep Tayyip Erdoğan her fırsatta Türk milliyetçiliğine karşı olduğunu vurgular. Türk milliyetçiliğini, karşı mücadele edilmesi gereken öncelikleri arasında görür.


Mustafa Kemal Atatürk “Hâlbuki Türk'ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir. Bundan ötürü, ya bağımsızlık, ya ölüm!...” der, Recep Tayyip Erdoğan ABD ve AB’nin her dayatmasına taşeronluk yapar, talimatlarını ev ödevi gibi algılar.

Mustafa Kemal Atatürk "Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olması için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur." der, Recep Tayyip Erdoğan siyasi rant için dini kullanır ve bunu da “dini kullandık” diye itiraf eder. Yeri gelir Haçlı Cübbe giyer, yeri gelir Yahudi Cesaret ödülü alır… Siyasi rant ve ikbal için İslam’ın yanında kullanmadığı din de kalmaz.

Mustafa Kemal Atatürk, Ruhban Okulu’nu “fesat ocağı” diye kapattırır, Recep Tayyip Erdoğan ise Bartholomeos’la kol kola girerek, burayı açmanın formüllerini arar.

Mustafa Kemal Atatürk, şehitlerimiz için “Bu sahada akan Türk kanları, bu gökyüzünde uçan şehit ruhları devlet ve Cumhuriyetimizin sonsuza kadar muhafızlarıdır.” der, Recep Tayyip Erdoğan şehitlerden “Kelle” diye bahseder.

Mustafa Kemal Atatürk “Peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cedlerimizin, Selahaddin'in idaresi altında, uğrunda Hristiyanlar’la mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün Allah'ın inayeti ile kuvvetliyiz. “ der, Recep Tayyip Erdoğan ise, Müslüman toprakları “Haçlı Seferleri başlatıyorum” diye işgal eden ABD’nin projelerinde “Eşbaşkanlık” görevi yapar. Ve bununla yetinmez Milyonlarca Müslüman öldürmüş, onlara tecavüz etmiş ABD askerleri için ““ABD’nin Irak’ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız” şeklinde mektuplar yazar.

Mustafa Kemal Atatürk, Masonları “ Haydi defolun buradan, cehennem olun gidin. Yahudi uşakları. Benim milletim bana kahraman sıfatını verdi, ben sizin gibi çıfıt Yahudi’ye uşak mı olacağım. Bu gece sabaha kadar Türkiye’deki tüm localarınızı kapatmadığınız takdirde yarın teşkil edeceğim divan-ı harp örfiye hepinizi verir ve astırırım. Haydi defolun karşımdan.” diye makamından kovar, Recep Tayyip Erdoğan ise onlardan ödül alır, iktidarı onlarla hep içli-dışlıdır.

Yani Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Türkiye’yi kimler yönetiyor, Recep Tayyip Erdoğan bu emanetin neresinde, bu konuda o kadar çok örnek var ki, sayfalara sığmaz bunlar… Mustafa Kemal Atatürk’ü ağzına almaya utanması gereken Recep Tayyip Erdoğan’ın Atatürk’ün ismini kullanarak, siyaset yapması siyasi bir ayıptır.
Siyasi ayıplar zaten AKP deposunda bir hayli mevcuttur.

Türklüğe hakaret ve aşağılamayı serbest bırakmaya çalışmak için, 301.maddeyi kaldırmaya çalıştığınız şu günlerde bari utanın da, Atatürk’ün adını hiç kullanmayın…

En son sözüm de Türk milletine; Ey yüce milletim artık bunların gerçek yüzünü, kimlere hizmet ettiklerini görelim ve Türklüğün sönmeyen güneşi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ulusal varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım. Böylelerine karşı, “Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi” diyelim. Sözünü de artık hayatımızın her aşamasında uygulayalım…



YAZDIR