PKK, KÜRTLERİN TEMSİLCİSİ DEĞİLDİR / Yıldıray Çiçek       6874 okunma - 31-Mayis-2009 Pazar

“Çözüm” kelimesinin sözlükteki anlamı bir sorunun çözülmesinden alınan sonuçtur.

Türkiye son günlerde, PKK teröründen dolayı yoğun bir şekilde ‘çözüm’ kelimeleri ile başlayan cümlelerle meşgul durumdadır.

Türkiye’nin yaşadığı ‘terör sorunu’ etrafında herkes bir çözümden bahsediyor. Ama hiç kimse çözümden ortaya çıkacak sonucun ne olduğunu söylemiyor ya da söyleyemiyor.

Terörü yaratan PKK’da çözüm istiyor, Türk devletini yöneten mevcut yöneticilerde…

Terör sorununu yaratan PKK’nın çözümden neyi kastettiği de meçhul, çözüm arayışlarını ‘tarihi fırsat’ olarak gören yöneticilerinde hangi çözüme, nasıl katkı sağlayacakları da meçhul…

Çözümü sadece PKK’nın ateşkes ilan edip, silahlarını bırakacağı yönünde düşünmek saflıktan öteye geçmez. PKK bugüne kadar silahla
gerçekleştiremediği isteklerini, masa başında kazanma peşindedir.

Türkiye’yi bölmeye çalışan PKK’lı bir teröristin dağdan inip, cezaevinden çıkıp milletvekili olabildiği ve bölücülük faaliyetlerini halen sürdürdüğü Türkiye’de daha hangi özgürlüklerden bahsediliyor, akıl sahiplerinin anlayabileceği bir şey değildir.

PKK, Kürt kökenli vatandaşlarımızın üzerine kene gibi yapışmış ve onlar üzerinden Türkiye’yi sömürmeye çalışmaktadır.

PKK, kendini Kürtlerle beraber gösterme ustalığını çok iyi oynamakta ve devleti yöneten bazı kişilerin söylemi ve medyada çıkan haberlerin etkisi de bu oyuna yardımcı olmaktadır.

PKK kendini Kürtler üzerinden meşrulaştırmaya çalışmakta, ortada dolaşan “çözüm” içerikli arayışlarda, devletin karşısında muhatap olarak oturma düşüncesindedir.

Gelinen noktaya baktığımızda da bunda kısmen başarılı olmuş görünmektedir.

TBMM’ndeki DTP’lilerin de PKK’nın bir kolu olduğu gerçeği göz önüne alınırsa,Türk devleti ile pazarlık masasına oturmaya çalışanın PKK olduğu gayet net anlaşılmalıdır.

Türk devletini yönetenler bu oyuna gelmemelidir. Böyle bir süreci ateşleyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu konuda özellikle dikkatli olmalıdır.

PKK’nın “siyasi çözüm” adı altında devlet destekli arayışına destek verilirse, PKK’da Türk-Kürt kardeşliği arasına fitnesini çok rahat yerleştirir ve o zaman Türkiye bölünmenin eşiğine gelir.

PKK asla Kürtlerin temsilcisi ve sözcüsü değildir. Böyle bir konum oluşturmak, bir avuç çapulcunun taleplerini kolaylaştıracaktır.

Türk Devletini yönetenler, siyasi çözüm arayışları altında PKK’nın odakladığı konulara yoğunlaşır ve gündemi onlarla şekillendirirse, PKK’nın var olan dış desteği, Türkiye’yi daha çok kuşatacaktır.

AKP’nin iktidar süreci, zaten kuşatmanın en hızlı geliştiği zaman olmuştur.

Türkiye’nin meselelerini Ankara’dan değil Washington’dan, Brüksel’den bakış açısı ile şekillendirmeye çalışan AKP iktidarı ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, eylem ve söylemleri ile PKK’nın itibar kazanmasını sağlamışlardır.

“Kürt açılımı” ile çok güzel şeyler(!) yaratmaya çalışanların terör meselesinden anladıkları, etnik bölücülüğün yolunu açmaktır.

PKK, Kürt-Türk demeden herkesi yok etme adına terör yaratıyor ama ülkeyi yönetenlerin siyasi çözümü “Ne Mutlu Türküm diyene…” sözlerini Güneydoğu Bölgesi’nden silme gafleti ile beliriyor.

Türk-Kürt bu ülkenin et ve tırnağı gibiyken, bu ayrıştırma PKK’nın ekmeğine yağ sürmekten başka neyi ifade edecektir.

PKK’nın yarattığı “terör sorununa” etnik bir isim koyarak “Kürt Sorunu” demek PKK’nın çizgisine düşmek demektir. Türk devletini yöneten mevcut gaflet sahipleri, PKK’yı Kürtlerin temsilcisi görmek yerine, gerçekler üzerinden PKK’nın aynı zamanda Kürtlerinde düşmanı olduğunu dünya kamuoyuna göstermelidir.

PKK, o zaman Kürtlerin üzerine yapışan kene olmaktan çıkacaktır. Ama aksi yöndeki davranışlar, PKK’yı Türkiye’de meşru hale getirecektir.

PKK’nın siyasi kanadı DTP, TBMM’nde zaten bu meşru zemini oluşturmuş, ne hukuk, ne kanunlar bunun önüne geçememektedir.

“Milli devlet” anlayışının işlemediği AKP iktidarında, PKK’nın bu derecede rahat hale getirilmesini herkes iyi algılamalı ve gelecek günlerimizin nasıl bir manzaraya dönüşeceğini şimdiden görmelidir.

Türk-Kürt kardeşliği herşeyin üstündedir. Bunu bozacak her oyun da, milli irade ile bozulmalıdır.


YAZDIR