REFERANSA BAK, SAVUNULANA BAK! / Yıldıray Çiçek       964 okunma - 14 Ekim 2017

Geçtiğimiz gün  Yeniçağ gazetesinde muhatabının bile cevap veremediği konularda aklama gayreti verilen bir yazı okudum. Yazıyı kaleme alan kişiyi her daim diğerlerinden ayrı tuttum. O yüzden yazıyı kaleme alandan ziyade, gazetenin misyonunu, ilişkilerini sorgulamak benim için öncelikli durumdadır. Yazı içinde aklanmaya çalışılan Ümit Özdağ isimli şahısla ilgili de yazıları ben kaleme aldığım için cevap verme ihtiyacı hissettim.

Öncelikle bu gazetenin nasıl  "FETÖ'nün medya karargâhı" olduğuna dair, burada yöneticilik ve yazarlık yaparken "Fethullah Gülen'den dolayı ayrılmak zorunda kalan"kişilerin, bu gazetenin Fethullah Gülen'le ilişkisini açık eden açıklamalarını tekrar hatırlatmakta fayda vardır.

Mesela, Sabahaddin Önkibar'ın bu gazetenin Ankara temsilcisiyken "Dinler arası diyalog konusunu yazımda irdeledim. Niye kaldırıldı, neden kaldırıldı bilmiyorum ama ben de niye kaldırıldı sorusunu sordum, cevap alamayınca da istifa ettim." açıklamasını yapmıştı.

Mesela, bu gazetenin yazarı Prof. Dr. Çetin Yetkin'in  "18 Ocak 2009 tarihinden beri gazetede yazmaktaydım. Kendi görüş ve düşüncelerimi özgürce yazabiliyordum. Bu arada birkaç yazı dizim de gazetede yayınlandı. Bu açıdan genel yayın yönetmeni Hayri Köklü ve icra kurulu başkanı Ahmet Yabuloğlu'na teşekkür borçluyum. Ne var ki, bu özgürlük, Fethullah Gülen hakkında yazdığım bir yazıya kadar sürdü. Anımsanacağı üzere, bu arada Fethullah Gülen, ta Amerika'dan işe karışarak, referandumda EVET oyu verilmesi gerektiğini açıkladı, hatta olanak olsa " mezardakiler " de EVET demelidirler dedi. Onun gazetenin yayın çizgisine açıkça aykırı bu sözleri üzerine ben de onun bu davranışını eleştiren bir yazı kaleme olarak gazeteye gönderdim. Ancak, gazeteden aranarak bu kişi hakkında herhangi bir yazının yayınlanamayacağı bildirilerek başka bir yazı göndermem istendi. 

Fethullah Gülen'in adının bile gazetede yayınlanmasının olanaksız olduğunu bildirdiler. Böylece bu gazete benim için bitmiş oldu. Bu süreçte kendileriyle konuştuğum gazetenin kimi yazarları da, aynı sıkıntıyı kendilerinin de yaşadıklarını, hatta bu yüzden gazeteden ayrılmak isteyenler bile olduğunu söylediler. Hatta, gazetenin önde gelen bir yazarı, cumhurbaşkanının ve başbakanın bile eleştirildiği bir gazetede bu kişi hakkında iki sözcük bile yazılamamasının nedenini bir türlü anlayamadığını bildirdi. Gerçekten de, " en milliyetçi " gazete olan Yeniçağ'da yaşanan bu sansür düşündürücüdür. Söz konusu olan, " Dünyanın dümeni Amerika'nın elindedir " diyen ve Amerika'ya biat edilmesi gerektiğini söyleyen bu zatın, Yeniçağ üzerindeki sansüre varan egemenliğidir. Yeniçağ gibi bir gazetede bile bu durum söz konusu olduğuna göre, Türkiye'nin nasıl kopkoyu bir karanlığa sürüklenmekte olduğunu varın siz düşünün!"  şeklinde yaşadıklarını anlatmıştı.

Mesela, şu an Ortadoğu gazetesi yazarı olan Neval Kavcar bu gazetenin bünyesinde çıkarılan başka bir gazetede yazı yazdığı döneme ait  "Çetin Yetkin haklıdır. Aynısı benim başıma geldi. Yeniçağdan bir yetkili ve bir yazarla üçümüzün olduğu ortamda " Fetullah  Gülen ile ilgili yazmıyoruz " dendi. "  açıklaması yapmıştı.

Mesela Prof. Dr. Nadim Macit, Fethullah Gülen örgütünü eleştirdiği için bu gazeteden yazıları kesildi ve daha sonra yaşadıklarına dair "Şahsım başta olmak üzere ailem ve çocuklarım üzerine baskılar oluştu. Ben de artık sustum, yazmadım, davet edildiğim televizyon programlarına katılmadım."  açıklamasını yapmıştı.

FETÖ'nün şuan firari olan işadamları bu gazete binasında cirit atıyor, bu gazetedeki tüm fitneleri yönlendiren, sahte isimlerle yazılar yazan bazı yazarları Abant toplantılarında konuşmacı oluyordu.

Şimdi böyle bir gazete bize  "FETÖ mücadele"  masalları anlatıyor.

Zaten kimleri desteklediklerine bakarsanız her şey daha net anlaşılır.

Bu gazete, şahitlerin huzurunda bana  "Türkiye'de farklı gelişmeler olacak" dedikten 2 hafta sonra MHP'deki görevlerinden istifa eden Ümit Özdağ'ı  "FETÖ ile ilişkisi yok"  şeklinde aklama çabası veriyor.

Benim iddiam,  "15 Temmuz'u çok önceden biliyordu"  iddiasıdır. Prof. Dr. Celalettin Yavuz'un ve Ortadoğu gazetesi yazarı İsmail Özdemir'in de şahit olduğu o sohbette bana  " Devlet bey, 2004 yılında bana bir oda, bir makam verse asla muhalif olmazdım. Benim muhalifliğimi de böylece bitirirdi"  diyen kişi, en büyük görevleri aldığı halde neden arkasına bile bakmadan istifa edip kaçar ki? 

"Türkiye'de farklı gelişmeler olacak" mesajını ona, 15 Temmuz'u bir yıl önceden bildiği attığı twitlerle ortaya çıkan FETÖ'cü Emre Uslu mu vermişti? 

Ümit Özdağ ile çok yakın ilişkisi olduğunu da Emre Uslu zaten saklamıyor. Ümit Özdağ'da onu dergisinde, stratejik araştırma merkezinde yazar yapmıştı. Ben yazınca da apar-topar Emre Uslu'nun yazı linkini silmişti.

Beni gördüğünde "Ortadoğu gazetesinde bana da yer açın, hafta da 2-3 kere  yazayım"  diyen birisi, MHP'yi öven ilk yazısını yazıp niçin 2 hafta sonra istifa  edip kaçmıştır?

Ben ortaya mantık dairesinde iddialar ortaya koyuyorum. Hadi şahitler  huzurunda söylediklerini yalanlasın!

MHP'de milletvekili, Genel Başkan Yardımcısı olan birisi, yine FETÖ'cülerin desteklediği kişilerin kuracağı partiye niye bir meçhul hal yaşamak için gider ki?

Orada da olacağı genel başkan yardımcısı?

Hani  'Devlet Bey, bir oda, bir makam verse' muhalif olmazdı?  

Nasıl oldu peki? 

Şifrenin  "Türkiye'de farklı gelişmeler  olacak" olması mı?

Böyle bir ismi de Pensilvanya'da Fethullah Gülen'le görüşmüş, özellikle 2010 yılında FETÖ'yü savunmak için MHP ve Lideri Devlet Bahçeli'ye saldırmak için gazete gazete, televizyon televizyon gezen AKP milletvekili Selçuk Özdağ'ın yaptığı şu açıklamayla aklamaya çalışıyorlar. 

Selçuk Özdağ demiş ki: 

TRT'de bildiri okunduktan sonra ve biz de direnme kararı aldıktan sonra "televizyonlara bağlanalım" dedik. Sonra bağlanmaya başladık. O an Sayın Kılıçdaroğlu'nu aramak geldi aklıma. Sonra Devlet Bahçeli'yi aramak istedim. Ulaşabilmek için aklıma Ümit Özdağ geldi onu aradım. Biliyorum araları limoni ama yardım eder diye Özdağ'a da bunun bir lokal darbe olduğunu cemaatçilerin yaptığını anlattım. Ümit Özdağ ile soyadımız aynı akraba değiliz, ama babasını çok severdim, biraz sonra aradı. "Selçuk Bey Devlet Bey direneceğiniz diyor genel merkezin ışıkları yanacak hükümetin yanında olacağız diyor" dedi. 

***

FETÖ ile çok yakın ilişkileri olmuş olan Selçuk Özdağ  "Darbeyi cemaat yapıyor" diye,  "Türkiye'de farklı gelişmeler olacak" demiş olan ve arkasına bile bakmadan MHP'deki görevlerinden 15 Temmuz'dan aylar önce istifa ederek kaçan Ümit Özdağ'ı arayınca, Ümit Özdağ o açıklamayı yapınca nasıl aklanıyor, onu anlayamadım. Teröristbaşı Fethullah Gülen, MHP Genel Merkezini arayıp,  "Darbeyi bizim cemaat yapıyor"  deseydi, herhalde Fethullah Gülen'de böylelikle aklanmış olacaktı? Selçuk Özdağ ve Ümit Özdağ'ın hali "Bozacının şahidi şıracı (olur)"  hali değil de nedir?

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli, 2010 yılında Fethullah Gülen cemaatini haddini, hududunu bilmesi için uyardığında, ona yönelik  " Bahçeli, yol yakınken vazgeçsin Türk milleti, bugün yeniden tarih sahnesinde yerini alıyor. Hocaefendi de burada yerini alıyor. Onu bu şekilde töhmet altında bırakmak, Türkiye'nin geleceğini töhmet altına almaktır.

En önemlisi de millî ve manevî değerlere sahip olduğunu bildiğimiz MHP tabanıyla Hocaefendi'nin sevenleri arasında bir husumet oluşturmaya çalışmak, Devlet Bahçeli'ye fayda getirmez. Bahçeli, yol yakınken bu tür söylemlerden vazgeçmeli. Fethullah Gülen Hocaefendi meşru zeminde insanlığa hizmet eden büyük bir gönül adamı. Hoca Ahmet Yesevi, Mevlânâ, Hacı Bayram Veli gibi misyon üstlenmiş bir gönül adamıdır."  açıklamasını yapmış birisi nasıl oluyor da, Ümit Özdağ'ı aklamak için kullanılıyor?

Selçuk Özdağ AKP milletvekili ama Meral Akşener'i destekleyen bu gazetenin yazarlarını sosyal medya hesabından paylaşıyor.

Yeri geliyor, bu gazeteye özel açıklamalar yapıyor.

Ne kadar ilginç değil mi?

Size  tavsiye; bu konulara hiç girmeyin, çünkü özellikle Yeniçağ bu işlerin içinden asla  çıkamaz.

 

FET֒YÜ ÖVEN, MHP’YE SALDIRAN SELÇUK ÖZDAĞ !

https://www.facebook.com/bozkurtcapsresmi/videos/1912096785709036/



YAZDIR