ZAFER İŞLEYEN İLE SÖYLEŞİ / Burak Özcan       653 okunma - 14 Aralık 2017

- Sayın İşleyen öncelikle yeni albümünüz hayırlı olsun. Söyleşimize yeni albümünüz çizgi ile ilgili okurlarımızı bilgilendirerek başlayalım isterseniz.

Çok teşekkür ediyorum. “Çizgi” söz ve müziği bana ait olan on tane yeni şarkıdan oluşmaktadır. Albümün aranjörlüğünü ve yönetmenliğini kendim yaptım. Ülkemizde enstrümanlarını en iyi derecede çalan dünya çapında müzisyenlerimizle ve bana göre yine ülkemizdeki en iyi kayıt stüdyosu olan Stüdyo Marşandiz’ de bu çalışmayı hazırladım. Bu ve bundan önceki tüm çalışmalarımda inşaatçıların tabiri ile malzemeden çalmak yoktur. Ne kimsenin şarkısına benzeyen bir müzik ne de sözüne yakın bir söz yazarım. Bize ait olan yeniyi ortaya koymayı bir ülkücü bir sanatçı olarak boynumun borcu bilirim. “Çizgi” camiamızda Rock müzik türünde olması sebebiyle farklı bir çalışmadır ve iddia ediyorum ki bu türde yapılmış ülkemizdeki hatta dünyadaki tüm müzikseverlerin seveceği ölçekte bir albümdür.

 

- Albümdeki tüm eserlerin sözleri ve müzikleri size ait. Zafer İşleyen eserlerini meydana getirirken hangi duygulardan besleniyor?

Benim şarkılarımı besleyen en önemli öğe öfkemin ve sevgimin zirve yapmasıdır diyebilirim. İşin duygu kısmı böyle gerçekleşiyor fakat bu yeterli değil teknik kısmı bana göre daha önemli. Elinizde yemek yapmak için çok iyi malzemeniz olabilir fakat pişireceğiniz ateşin ısısını bile yanlış ayarlasınız ya çiğ kalır ya da yanar. Onun için büyük bir titizlikle çalışırım şarkılarımla ilgili kafama takılan şeyler için uykumu böldüğüm çok olmuştur.

 

- Konserler aracılığıyla buluştuğunuz sevenlerinizle Bengü Türk TV ekranlarından da buluşmaya başladınız. Sevenlerinizden nasıl tepkiler aldınız?

Bu çalışmaları yapmak kadar bunları dinleyicilerinizle sahnede paylaşmakta çok önemli. Çok şükür şimdiye kadar çıktığım konserlerimle ilgili kimse sahne performansımla ilgili en ufak kötü bir söz duymadığım gibi çok önemli olumlu mesajlar alıyorum. Şarkılarımı söylerken yaşarım ve yaşatırım bunu beni dinleyenler iyi bilir. Sahne öncem ile sahne sırasındaki halim çok farklıdır sahnede kendimden geçiyorum diyebilirim. Bengü Türk televizyonumuzda “Aynı Yolda” adlı programımızla da dinleyicilerimizle buluşuyor ve camiamızın sanatçılarını konuk alıyorum izleyenlerimizin çok sayıda mesajları bize güç veriyor mutlu ediyor.

 

- Siz aynı zamanda bir eğitimcisiniz. Eğitimci gözüyle değerlendirdiğinizde değişen eğitim ve sınav sistemlerinin sorunlara çözüm olacağını düşünüyor musun?

Bir ülkeyi kötü bir eğitimle yok edebilir yok edilmiş bir ülkeyi eğitimli insanlarla yeniden var edebilirsiniz. Ben kendi işimle ilgili bunu çok net bir şekilde görebiliyorum. Ezgisel yapıları basit sözleri sıradan şarkıları dinleyen kitleye bakıyorum düşünmeyen dolayısıyla analiz sentez yapamayan, tembel, okumayan insanlardan oluşuyor böyle şarkıları üreten sanatçılara bakıyorum durum onlarda da aynı. Konumuza dönecek olursak sınav işin son kısmıdır ölçme değerlendirme her zaman tartışılabilir fakat eğitim öğretim ortak akılla sürekli güncellenen fakat ciddiyeti bozulmayacak bir konudur. Kısaca eğitim öğretim düzeltilmediği sürece sınav sistemi zaten düzelmeyecektir.

 

- Yeni albümümüz “Çizgi”nin arzuladığınız başarıya ulaşmasını diliyorum. Dergimiz okuyucularına bizler aracılığıyla iletmek istediğiniz bir mesajınız varsa söyleşimizi onla bitirelim.

Çok teşekkür ediyorum müzikte varlık sebebim camiamızın hak ettiğini düşündüğüm kaliteli eserleri ortaya koyabilmektir. Bunun için maddi, manevi özverilerden kaçınmıyorum. Yaptığım işlerin kıymetinin de zaman içerisinde daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum. Fakat şu anda ürettiklerimin kıymetini bilen tüm ülküdaşlarıma da sonsuz teşekkürlerimi sunmayı ayrıca bir borç biliyorum. Böylesi bir söyleşiyi yapma fırsatı verdiğiniz için Kutlu Sesleniş dergimize çok teşekkür ediyorum dergimizde doksanlı yılların Bizim Ocak dergisinin kokusunu alıyorum. Bu da beni ayrıca çok mutlu ediyor.

(Not: Bu söyleşi Kutlu Sesleniş Dergisinin 130. sayısında yayımlanmıştır.) 



YAZDIR