GERÇEKTEN ÖZEL BİR TİP ! / Yıldıray Çiçek       476 okunma - 12 Mart 2018

Bir siyasetçi bu kadar mı itici olur, bir siyasetçi bu kadar mı ukala olur…

Adı Özgür Özel ise olur. Ekranlarda tipini, şeklini, ağzını yaya yaya konuşmasını görünce tiksintiden başka bir şey oluşmuyor bende…

Hele MHP ve Lideri Devlet Bahçeli hakkındaki o konuşmaları yok mu resmen mide bulantısı yaşatıyor.

Yalan, iftira, hadsizlik hepsini birbiriyle karıştırıp MHP'ye bulaşıyor ama kendi partisi CHP'den ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'dan bihaber olunca çok komik duruma düşüyor.

Yine bu hali TBMM Anayasa Komisyonu'nda, AK Parti ve MHP'nin seçim yasalarını değiştiren yasa önerisinin görüşmeleri sırasında söz alarak göstermiş. Özgür Özel 17-25 Aralık soruşturması sırasında söylenenleri hatırlatıp, "O saat 17.25'te duruyor mu" diye MHP'ye bir soru yöneltmiş…

Bu soruyu MHP'ye yönelten kim CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel…

Özgür Özel'in partisi CHP, 7 Haziran seçimleri sonrası AKP ile koalisyon kurmak için yalvarırken, 17-25 Aralık soruşturmasıyla ilgili Kemal Kılıçdaroğlu ne diyordu? :

''AKP ile önyargısız bir şekilde görüşeceğiz; 17-25 Aralık konusunda rövanşist olmayacağız''

Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri üzerine Ahmet Davutoğlu "Kılıçdaroğlu'nun bugün yapmış olduğu açıklamaları son derece olumlu buluyorum" O makamın onurunu korumak hepimizin görevi. Ümit ederim ki sayın Bahçeli'de  aynı yaklaşımda olur ve bir an önce hükümet kurulur" açıklamasını yapmıştı.

CHP'nin bu ukala tiplemesi Özgür Özel'de aynı Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun benzeri şu sözleri kullanıyordu o günlerde : Hem mutfaktaki yangını hem de Türkiye'nin dört bir yanına sıçramış olan yangını anların göz yaşlarını ve akan kanı durdurmak için kurulacak gerçek bir onarım hükümeti için yarın bütün güler yüzümüz, iyi niyetimiz ve bütün önyargılarımızdan arınmış bir şekilde sayın Davutoğlu'na bir koalisyon kurmak adına gidiyoruz. Yarın olsun hayır olsun" 

***

15 Temmuz darbe girişimi sonrası Türkiye'nin içinde bulunduğu şartlara, atmosfere göre AKP'ye karşı yeni bir yaklaşım sergileyen ve "Yenikapı Ruhuna" o günden beri sadık kalan MHP, "Türkiye'nin dört bir yanına sıçramış olan yangını" önlemeyi düşününce suçlu, CHP ise Türkiye'yi düşünen mi oluyor?

7 Haziran sonrası AKP'den gelebilecek (gelmedi) koalisyon teklifleri için ilkelerini, ölçülerini ortaya koyan MHP iken, ''AKP ile önyargısız bir şekilde görüşeceğiz; 17-25 Aralık konusunda rövanşist olmayacağız'' diyen CHP nasıl MHP'ye 17-25 Aralık'ı sorabiliyor?

17-25 Aralık'ın sıcaklığını en çok koruduğu günlerde, AKP ile 32 günde toplam 35 saat koalisyon için görüşmesi yapacaksın, AKP'ye adeta koalisyon kurmak için yalvaracaksın, sonra çıkıp MHP'den hesap sormaya kalkacaksın.

Özgür Özel o günlerdeki "18 buçuk milyon oy alan bir partiyle masaya oturduk. Yoksa AKP'lilerin kara kaşına yada kara gözüne sevdalı değiliz. Değerli halkımız AKP'ye oy veriyor ve o vatandaşlarımızda bizler için çok önemlidir. " şeklindeki AKP ile koalisyon kurma çalışmalarını şirin gösterme çabalarını hatırlıyor musun?

O günlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun AKP ile koalisyon kurmak için nasıl çabaladığına dair röportajı Hürriyet gazetesinin arşivinde durmaktadır.

Hatırlıyor musun bunları Özgür Özel?

AK Parti ile koalisyon kurmanın CHP'ye oy kaybettireceği yorumları var. Siz ne düşünüyorsunuz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Biz Türkiye'nin çıkarları için her türlü ödünü vermeye hazırız. Yeter ki Türkiye kazansın. Kurulacak koalisyon eğer Türkiye'ye önemli bir sıçrama yaptıracaksa, kısa vadeli oy kaybı yaşamaya razıyız. Uzun vadede böyle bir koalisyon öncelikle Türkiye'ye kazandırır. Sonunda aklıselim galip gelir, toplum bizim yaptığımız fedakârlığı dikkate alır. Dolayısıyla, uzun vadede partimizin yaptıklarının değeri anlaşılır.

İş dünyasından ciddi anlamda AK Parti-CHP koalisyonu yönünde beklenti ve talep var. Bu konuda sizi arayanlar oluyor mu?

Kemal Kılıçdaroğlu: İş dünyası, dernekler, sendikalar, vatandaşlar... Her kesimden koalisyon konusunda talep geliyor.

 AK Parti ile görüşmeler olumsuz sonuçlanırsa, yani koalisyon kuramazsanız üzülür müsünüz?

Kemal Kılıçdaroğlu: Elbette üzülürüm. Ama şunu anımsatmak isterim ki, biz koalisyon konusunda kendi düşüncelerimizi samimi olarak, açıklıkla ortaya koyduk.

***

PKK'lı Osman Baydemir'in meclis kürsüsünden kullandığı "Kürdistan milletvekiliyim" sözünü "düşünce özgürlüğü" olarak gören Özgür Özel, sen ruhunla, düşüncenle zaten bu topraklara ait değilsin.

Bilmediğin ve seni aşan konularda MHP yorumları yapma…

Ekranlarda o iğrenç üslubunla görünüp midemizi bulandırma…

Adama bak partisi PKK'nın yan kuruluşu haline gelmiş hala MHP ile uğraşıyor.

Gerçi HDP ve İP ile yol yürüyen elbette MHP ile uğraşmak zorundadır.

Allah'ım, yarabbim "17-25 Aralık konusunda rövanşist olmayacağız'' diyen adamlar MHP'ye neler soruyor…

35 gün AKP'nin peşinden "ne olur bizimle koalisyon yapın" diye koşan CHP, MHP'ye "siz niye AKP ile ittifak yaptınız" diye saldırıyor. Hem de Afrin'den artan terörist leş sayısının hızına yetişemediğimiz ve milli mücadelenin destanlaştığı bir dönemde…

 



YAZDIR